Toprak Ve Alev

​Diyarbakır’ın öğleyi geçtiği, ikindi vaktine doğru ağır adımlarla ilerlediği bir zamandayım. Güneşin uzaktan beni yakmadan gülümseyişine, gözlerimi kısarak karşılık veriyorum. Sığınağım olan Surlardan geçerek, Hevsel’e doğru yürüyorum. Senden de bir parça "Alev" aldım yanıma... Ortalık kalabalık; caddeler sokaklara, sokaklar meydanlara akıyor. Kâinat, kuşlarla beraber Ulu Cami’nin hutbesini dinliyor sanki. Çok sevdiğimiz çocukluğumuz, o cıvıltılı çocuklarda yaşıyor hâlâ.

​Alevin öyle yakıcı ki, içimdeki o ateşi biraz olsun düşürmek istiyorum. Düşünüyorum; şu kalabalığın içinde bir alev olsaydım, öfkemi kontrol edemeyip insanlığımı yakıp yıkar geçerdim. Kim haklı, kim haksız bakmadan her şeyi ateş topuna çeviren o adaletsiz hırsın ışığında kimseye fayda yok. Yetmiyor bu kadar alev sana; daha da çoğalmak için rüzgârla işbirliği yapıyor, ağaçlarımı, üzerinde başka âlemlerin yaşadığı yuvaları, çatıda kuruyan ağaç kabuklarını, yani tüm canlıları yakıyorsun. Farkında değil misin? Sen bir elementsin ve evren, senin o bitmez tükenmez sınırsız isteğin doğrultusunda yangın yerine dönüyor. Biz ise bir kelebeğin kendini ateşe atışı gibi, her şeyin küle dönüşünü seyrediyoruz.

​Şimdi Hevsel’deyim... Dışımı üşüten bir soğuk olsa da içim tevazuyla sıcak. Toprağımın yeşilliğinde dinleniyor gözlerim. Alevini dokundursan her yer cehennem; küle çevirdiğini görünce üzerine bir avuç toprak serpmek geliyor içimden. Görüyor musun? Seni söndürmek değil niyetim; sadece kontrolünden çıkıp her yeri ateşe vermene engel olmak istiyorum.
​Bu aceleniz nedir anlayamıyorum... Sanki kısa ömürlü insanoğlunun ağır yükünü, bir çuvala sığdırıp sırtında taşımaya çalışır gibi bir telaş içindesiniz. Haydi, bir çay demleyip yudumlayalım diyeceğim ama orucum canım... Lâkin benden sana küçük bir dost tavsiyesi: Suyu çok kaynatırsan fokurdayıp taşar, buhar olup azalır; unutma. Ve buna sonsuza dek izin vermeyeceklerini biliyorsun, değil mi?

​Bu Ramazan’da sana bir avuç "Toprak" veriyorum, bilgin olsun. 

Alevini bu toprak çevrelesin ki kontrolden çıkıp sokaklara taşmasın. Çünkü suyu sevmek için önce güzele bakmak, toprağı anlamak gerekir.
( Toprak Ve Alev başlıklı yazı lutfu--tas tarafından 21.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu