Amed Barış Buluşmaları İle Barışı Dokuduk
Rahmetli Hocam Hanifi Kara’nın kaleminden dökülen ‘Barışla
Barışalım, Barış Koksun Her Yerde’ şiirinin, yıllar sonra Amed Barış
Buluşmaları ile Diyarbakır’da ete kemiğe büründüğünü, nefes alıp emeklediğini
görmek beni tarif edilemez bir duygu seline sürükledi. Hocam yaşasaydı eminim
en çok o sevinirdi. Diyarbakır’da bu adımların atılması bambaşka bir heyecan.
Katıldığım panelde konuşmacıların her biri benimle aynı
heyecanı paylaşıyordu. Sayımız az olsa da barış adına atılan bu küçük adımların
büyüyeceğini biliyorum.
Şairin dediği gibi;
“Her zaman ve mekânda, bizler birbirimizle
Kardeşçe görüşelim, dostluk koksun her yerde.
Silinsin gönlümüzden garaz, kin, kibir, nefret;
Sevgide yarışalım, sevda koksun her yerde.”
Şairlerin feraseti başkadır; yazdıklarıyla halkları
arkalarından sürüklerler. Doğru yazan kalemlerin kıymetini bugün yeniden
keşfettim. Hak aşığı bir şair, halkın kalbinde barışa giden yolu inşa eden bir
tuğla koyar ve o aramızdan ayrılsa da şiirleri yaşamaya devam eder.
Panelin görselindeki o geometrik logo içimi ferahlattı.
Sadece bir görsel değil, arkası dolu bir hakikatti. Logonun dairesel yapısı
birliği, bütünlüğü ve dünyadaki o başlangıcı olmayan ortak kaderimizi
simgeliyordu. Merkezindeki Selçuklu Yıldızı, farklı inançların aynı kaynaktan
beslenip uyum içinde durabileceğini gösteriyordu.
Mezopotamya’nın sıcaklığını taşıyan toprak tonları ve huzuru
simgeleyen lacivert, barışın ancak güven ve bilgelik üzerine kurulabileceğini
fısıldıyordu. Logonun içindeki o küçük kareler ve baklava dilimleri ise bize
şunu anlatıyordu: Barış bir günde değil; bir halı gibi ilmek ilmek, sabırla ve
her bir inancın rengiyle örülecektir.
Kürtçe, Türkçe, Ermenice, Süryanice ve Arapça kelimelerin bu
logonun etrafında saf tutması, şehrimizin çok kültürlü mozaiğinin estetik bir
dışavurumudur. Dicle Üniversitesi Edebiyat ve Tarih Araştırma Kulübü Başkanı
olarak kendime sordum: Neden bu tohumu kampüsümüze taşımıyoruz? Büyükşehir
Belediyesi ve panel konuşmacılarıyla bu tohumu kampüs içine serpmek için
istişarelere başladık bile.
Çünkü insan tanımadığı şeyle barışamaz. İnsan bilmediğinin
düşmanıdır. Logodaki o iç içe geçmiş motifler aslında bize tanış olmayı teklif
ediyor. Bir kilimdeki tek bir ilmek kendi başına sadece bir iptir, ama
birleştiğinde bir sanat eseri olur. Bizler de aynı kadim Mezopotamya tezgahında
dokunuyoruz.
Mart ayında, Dicle Üniversitesi kampüsünde bu kadim
ilmekleri hep birlikte saymaya ve bu barış zeminini güçlendirmeye davetlisiniz…
Edebiyat Dostlarına Çağrı: "Barışla Barışalım" diyerek çıktığımız bu yolda, her bir kalemin kendi barış ilmeğini atmasını diliyoruz. Bu topraklarda sevda ve dostluk kokusunun daim olması için siz değerli yazar ve şairlerimizin barış temalı yazı ve şiirlerini bekliyoruz. Gelin, barışın sesini kelimelerimizle çoğaltalım.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.