
HOŞÇAKALDIM HOŞBULDUM
Antik bir kilim gibi toplandım gidiyorum
Bilmeden baş ucumda uyanmış geleceği
Sanki ikinci yarı menzilde bitiyorum
Ferasetim söylüyor başımdan geçeceği
Yol ahde sarılıyor dikenler ayağıma
Yorgun düşmüş olsam da gün doğdu şafağıma..
Gözyaşlarım duruyor her bir metrekarede
“Ardın..” diyor vicdanım “senin sorunun değil”
Ashabı Kehf uyandı o küflü mağarada
“Korkma dışarıya çık mükafatına eğil”
Dünleri gömdüm taze boşluğundan azabım
Üzülmedim diyemem haklı çıksa hesabım..
Eyerine yüklemiş ömür heybetli bir at
Altın yeleleriyle karşımda koşturuyor
Gidiyorum üstünde ağzımda buruk bir tat
Diğer tarafım mutlu kalbimi coşturuyor
Açık mavi denize ulaşmışım nihayet
Çöller bayırlar geçtim tükenmişti metanet..
En son gardiyanı da ellerimle öldürdüm
Adı korkuydu onun debelendi önümde
Uçup gitti sessizce cesareti güldürdüm
Gecenin zifirine yer yok artık günümde
Burun buruna geldim gitmek farz oldu artık
Öyle kimse yoktu ki canıma değmedi tık..
Elbette döneceğim uğrayacağım tek tek
Onlar da görsün varsın hükmedenin gücünü
Boyum dile gelecek “kilim oldu saf ipek”
İlâh adaletiyle alacaktır öcünü
İhtimalden ırakta gerçeğin pusulası
Arif olanlar bilir masumlarda zulası..
Serp yıldızları göğe Yusuf Mısır'a vardı
Kurtuldu Meryem taştan söylenen ona ardı
Hira şahittir artık Muhammed göğü sardı
İbrahim'in güveni imansızlara hardı
Dört kitabı getirin misallere kuruldum
Kimin nesi olmayan kimselerce kurtuldum..
Canan SERGÜL 🐛
Yazarın
Önceki Yazısı