Atasından aldı bu emaneti,
Çınar ağacının dalıdır baba.
Evlatlar yuvanın süsü, ziyneti;
Yüreği merhamet doludur baba.
Canı pahasına korur haneyi,
Can yoldaşı vermiş Mevlâ'm anayı.
İmtihan denilen dar-ül fenâyı
Sabırla aşmanın yoludur baba.
Hanesinde huzur olsun tek gaye,
İstemez rahatlık, beklemez paye.
Yorgunluk elinde kalan sermaye;
Duvarı çatlamış yalıdır baba.
Gönlü bir deryadır sevgiden yana,
Aldırmaz çileler gelse de cana.
Çalışır, çabalar gelir harmana
Kovanın peteği, balıdır baba.
Dili dua dolu, gözü yoldadır,
Aklı gurbetteki gonca güldedir.
Sıcakta gölgedir, kışta duldadır;
Şefkat rüzgârının yelidir baba.
Ömür tükendikçe bükülür beli,
Bakışında gizli türlü melâli
Evladın üstünden çekilmez eli
Kevser ırmağının koludur baba.
Büyüyen fidanlar giderken bir bir,
Kurumaya başlar o güçlü nehir.
Sinesinde saklı binlerce kahır;
Dünyanın en dertli kuludur baba.
Varlığı Allah'ın büyük nimeti
Yokluğu yuvanın ilk kıyameti
Görmeyenler için baba şefkati
Ulaşılmaz cennet gülüdür baba.
Nûrfânî'yim, çoktur emeği bizde,
Yokuşlarda derman, rehberdir düzde.
Arkasında kalan her doğru izde;
Menzili gösteren velidir baba.
Nuriye Akyol
03/02/2026
(
Baba başlıklı yazı
Nuriye Akyol tarafından
3.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.