Buruç Suresi’ni okurken durakladım. Kelimeler zihnimde yankılanırken, kendimi sadece bir mushafın başında değil, tarihin tam kalbinde, Diyarbakır Surları'nda buldum.
Yemin olsun burçlarla dolu gökyüzüne. (Buruç, 1) Geleceği va'dedilen güne. (Buruç, 2) Şâhitlik edene ve hakkında şâhitlik edilene. (Buruç, 3)
Bu ayetleri daha önce de okumuştum ama bu kez mekan başkaydı. Mekke döneminde müşriklerin işkence ettiği Müslümanlara teselli ve sabır olarak inen bu 22 ayetlik sure, sanki bugün benimle Diyarbakır’da konuşuyordu. Şehrimin plaka kodu 21; surenin ayet sayısı 22... Belki de o eksik 1, bizim hala tamamlamayı beklediğimiz o büyük barıştır, kim bilir?
Gökyüzündeki takım yıldızları, yani Buruçlar... Batlamyus’un 48 tane saydığı, bugün milyarlarla ifade edilen o devasa kozmik kaleler. Allah’ın her şeye şahit olduğu o muazzam arş... Ve hemen başımı çevirdiğimde gördüğüm yerin burçları. Diyarbakır’ın 85 burcu. Surenin Kur’an’daki sıra numarasıyla (85) yeryüzündeki bu taş mühürlerin adedi arasındaki o muazzam tevafuk tesadüf olabilir mi?
Her gün Dağkapı Meydanı’ndan geçiyorum. Tek Beden Burcu’na ve saati çoktan durmuş o vakur saat kulesine bakarken içimden fısıldıyorum. Sen nelere şahit oldun bu Şeyh Said Meydanı’nda?
46 darağacı... Kıyam eden yürekler... Sur’daki Tek Beden Burcu, yani arzın burcu şahitti. Gökyüzündeki arşın buruçları da şahitti. Yaşayan da yaşatan da tarih de şahitti.
Dicle Üniversitesi’ndeki hocalarımızın Zerzevan Kalesi kazılarından bahsettiği o anları hatırlıyorum. Roma’nın gizemli güneş tanrısı Mithras’ın tapınağı... Işığın, savaşın ve adaletin simgesi. Dünyanın dört bir yanından insanlar akın akın geliyor o gizemi görmeye. Oysa asıl gizem, o kale burçlarından gökyüzündeki burçlara bakıp adalet arayan insanın hikayesinde saklı.
Tefekkür ediyorum. Bu ayetler sadece Mekke’nin dar sokaklarında zulüm görenlere değil; Babil’den Roma’ya, geçmişten geleceğe kadar inancı ve kimliği için baskı gören tüm mahzunların ortak kaderine işaret ediyor.
Surlar... Burçlar... Buruçlar...
Birkaç gündür etrafımdakilere, din adamlarına soruyorum. Buruç Suresi, biraz da Diyarbakır’ın bu burçları değil mi? Müslümanlar burada da eziyet görmedi mi? Biliyorum, bildiklerime susuyorum; çünkü barış tam eşikte beklerken gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor, ne kadar acı olsa da...
Ben kendi adıma özür diledim Gule’den. Geçmişin tüm eziyetlerinden, zulümlerinden ve o soğuk zalimliklerden...
Ey Arşın ve Arzın Burçları... Siz şahitsiniz.
Not: İçsel yolculuğumda dijital bir rehberin (Gemini) eşlik
ettiği bir ortak çalışmadır.