Gurbet yastığına koyunca başın,
Yaş olur gözünden akar ayrılık.
Gülmeyi unutur, çatıktır kaşın,
Buram buram hasret kokar ayrılık.
Gözlerin her yerde arar anayı,
Kalbine yakarsın kandan kınayı.
Gönül görmek ister Sevday Sunayı,
Yerden yere vurur, yıkar ayrılık.
Dertler yağmur olur, içine akar,
Gözlerin yüzünü, yastığı yıkar.
Sözler düğümlenir, boğazın tıkar,
Kemirir içini, yakar ayrılık.
Zaman değerlidir, zamana kıysan,
Oturup sabahtan akşama saysan,
Toplayıp hepsini sıraya koysan,
Fark atar, birinci çıkar ayrılık.
Ateş verip yaksan bitiremessin,
Bir türlü sonunu getiremessin.
Kendini kendine yetiremessin,
Geçmişine dalar, bakar ayrılık.
Saçan aklar düşer, siyahın kalmaz,
Gurbette hiç kimse muradın almaz.
Dünya senin olsa bardağın dolmaz,
Dertlerin başını çeker ayrılık.
Ah ettikçe feryat figan yaş olur,
Başının üstünden kalkmaz, taş olur.
Beynine hükmeder, emir baş olur,
Lokmay boğazına tıkar ayrılık.
Hep yokuş çıkarsın, dönmez ki teker,
Hasret girdap olur, içine çeker.
Uykusuz geceler nöbete diker,
Canından ruhunu söker ayrılık.
Sevda ateşine duvar örülmez,
Yakar içerini, gözle görülmez.
Bin tabip toplansa merhem sürülmez,
Yaşarken mezara sokar ayrılık.
Kuş olup da uçmak istersin yâre,
İsrafil bulunmaz bu derde çare.
Beden bir bütünde, yürek bin pare,
Gün gelir kurşunu sıkar ayrılık.
12.03.2026 – Perşembe
Yazarın
Önceki Yazısı