Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Askıdaki Ceket

Kara kış gelip geçti ama içimizde bir burukluk bıraktı. Aynı hastalıktan, aynı hastanede, aynı ameliyatları olarak vefat eden iki kardeş amcamızı toprağa verdik; kabirleri nurla dolsun. Ocak ayının  sonlarında gece yarısı apar topar memlekete gitmiştik,hava çok soğuktu ve bu ani  hava değişimi yüzünden bizler de hasta olmuştuk.

Hepimizin sonu kara toprak. “Yarın ne olacak?” diye fazla düşünmeye gerek yok; Allah'ın dediği  olacak. Malınızı mülkünüzü verseniz  de geçen bir dakikanızı geri alamazsınız. Bu yüzden bedenen, ruhen ve kalben temiz olmamız şarttır çünkü  ecelimizin ne zaman, nerede ve nasıl geleceği belli değil.

Yeni mahalledeki eniştelerin evini ziyaret ettik, anılarımızı tazeledik. Zamanın su gibi akıp geçtiğini bir kez daha anladık. Ev tadilat istiyor; çatısı kaymış, duvarları yıkılmış, avlusu çökmüş. Atalarımızın dediği gibi: “Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.” Yabani otlar sarmış dört bir yanını. Sobaları, süpürgeleri, halıları, mutfaktaki eşyaları ve askıdaki elbiseleri hâlâ duruyor. Şehre göçerken evi tamamen boşaltmamışlar; ara sıra geliriz diye düşünmüşler ama uzun süre gelinmeyince  de her şey kullanılmaz hâle gelmiş.

Dikkatimi ilk çeken askıdaki lacivert ceket oldu,yenleri içine kıvrılmış, tozlar içindeydi ama gözüm hemen ısırdı,yeğenime vermiştim: Lisede benim ceketimdi. Her sene yenisini almayalım diye büyük beden almıştık ve  yenlerini  ben kıvırmıştım, hâlâ öyle duruyordu. Dili olsa da konuşsa… Ceplerine az kopya kâğıdı saklamamıştım.

Liseye giderken damatlar gibiydik; saçlar, boyalı ayakkabılar, sinek kaydı tıraş, kokular… Hey gidi günler…

“O ceketi sakın yakmayın,” dedim enişteme,bazı anılara gerçekten paha biçilemez.
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Askıdaki Ceket

berberce berberce