Bavulsuz Yolcu
Ayaklarımın altında ezilen kar değil;
kendi sesim, kendi gölgem, kendi geçmişim.
Her adımda bir parça daha azalmak isterken,
dizlerimde taşıyorum yine yüklerimi.
Kimse bilmedi…
Adımlarımın soğuğunda ısındığımı,
ısındıkça ruhumun özgürleştiğini;
aslında bu soğuk yola kendimi bırakmaya çıktığımı.
Ama insan kendinden nasıl istifa eder ki?
Hangi sokağa dönsem, o çocuk bekliyor beni;
hangi aynaya baksam,
aynı yorgun yüz.
Dedim ya, kimse bilmedi…
En uzağa gitmek,
aslında en çok kendinden kaçmak içindi;
kendinden nasıl gidileceğini bilmeden.
Ruhun bir gölge gibi;
güneşin bile ulaşamadığı o kuytuda,
yine seninle,
yine senin içinde yaşarken…
Bilmiyorum işte.
Kendinden nasıl gidilir?
Hangi biletle kaçılır?
Ya da içindekiler nasıl özgür bırakılır?
Belki de özgürlük;
gidilecek bir yerin olması değil,
artık kendinle kalmaktan korkmamaktır.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.