Yoksulluğun Sessiz Yüzü
Yoksulluk,
ne bir istatistik
ne de bir haber bültenidir.
Yoksulluk,
yatağa aç giren bir mide,
üşüyen ayaklar,
bir annenin utancıdır…
“Ben tokum” dese de
açlığını utanarak gizlemektir.
Yoksulluk,
süt alamadığı gün çocuğuna su ısıtan annedir.
Markette göz gezdirip,
hiçbir şeye dokunmadan çıkan ellerdir.
Alınamayan bez,
ertelenen ayakkabıdır…
Ve her şeyden çok,
evine bakamadığı için canına kıyan bir babadır…
Yoksulluk,
bayram sabahına eski pantolon,
yırtık ayakkabıyla uyanmaktır.
Sobası yanmayan bir evde
üşümekten uyuyamamaktır.
Yoksulluk sadece yokluk değildir,
bir çığlıktır yutkunularak atılan…
Kimse duymasa da
bir annenin hüznü,
bir babanın çaresizliği,
bir çocuğun gözyaşıdır.
Yoksulluk,
sokakta kâğıt toplarken
umudunu yerlere bırakan küçük yüreklerin,
mahcup, çaresizce gülümseyen gözlerindeki saklı hüzündür.
“Ben de varım, buradayım” diyemeyen dillerin,
suskunluğa hapsolmuş sessiz feryatlarıdır…
Gecede yankılanan haykırıştır.
Yoksulluğun Sessiz Yüzü başlıklı yazı İsimsiz Şaire tarafından
13.07.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.