Sencillik Oyunu
Senin sevdiğin yerden sevmeliyim seni
Olur da kaybedersem kendimi,
Nasılsa tutarsın yakamdan,
Öğretirsin sevmeyi.
Ya da dersin ki,
“Yaşa kuruya bakma,
Çek üzerine toprağı, git öl bir yerlerde.”
Senin kırdığın yerden kırılmalıyım sana.
Kendi kendime alınganlık kabul etmezsin sen,
İstediğin kadar değersiz hissettir,
Dağıt, örsele,
Gözlerine bakınca eriyip bitmeliyim.
Sadaka şefkatine,
Koşup sarılmalıyım.
Senin özlediğin yerden özlemeliyim seni.
Durup durup kokun tütmemeli burnumda,
Ne o öyle sesini duymak istemek falan?
Kendime gelmeliyim.
Zaten zamanın da yok,
Olur olmaz beni özlemeye.
Senin sustuğun yerden susmalıyım sana.
Konuşmak yakışmaz
Boğazımdaki serzenişlerimi.
İçimde kopan fırtınaları bile,
Sırf sen yorulma diye
Sessizce yutmalıyım.
Bir bakışın yeter bazen,
Bütün sözlerimi geri aldırmaya.
Ne varsa dilimin ucunda,
Gözlerine değince unutmalıyım.
Senin beklediğin yerden beklemeliyim seni.
Sabır dedikleri şey biraz da bu değil mi?
Mesafeden çok, kalbe bakmalı insan.
“Gel” deyince hizanda,
“Git” deyince fizanda
Bütün ömür kalmalıyım.
Senin yorulduğun yerden dinlenmeliyim mesela.
Dizlerimden inen karasuları
Ayaklarım inkâr etmeli.
En ağır sadakat biçimi
Aşka kölelik değil mi?
Sen severken,
Çarpan kalbine minnetle,
Senin sevemediğin kadar sevmeliyim seni.
Ama
Karşında şahlanan yılkı atlarımı
Dizginlemeliyim de.
Senin beklediğin yerden beklemeliyim seni.
Öyle kafama göre düşmemeli aklıma yüzün,
Bir anlık heves gibi de
Esmemelisin içimde.
Madem senden yana yanmak var,
Sanki hiç canım yanmıyormuş gibi
Usulünce yanmalıyım.
Doldurup taşırmadan,
Aynı közle, kıvamı yerinde.
Esaretimin gönüllü olduğunu
Beynime nakşedip,
Hiçbir şey olmamış gibi susmalıyım.
Senin kızdığın yerden kızmalıyım kendime.
Kendime, sana değil, kendime.
“Niye bu kadar sana dönüyor içim?” diye.
Senin gittiğin yerden gitmeliyim belki.
Aynı samanyolundan geçip,
Belki bir yerlerde yıldızına rastlarım diye.
Kalbimi uslu durmaya alıştırmalıyım.
Değersizliğimi bilerek,
Kalbimi uslu,
Gözlerimi puslu bırakmalıyım ki,
Haberi bile olmamalı
Tutsak benliğimden!
Sencilliği öyle abartmalıyım ki,
Boynum kopana kadar
Baş eğmeliyim önünde
Vur emrini bekler gibi!
Senin sevdiğin yerden sevmeliyim seni,
Oyun bozanlık yaparsam,
Haddimi bildirirsin değil mi?
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.