İğrenç Bir Yaratığım
Nereden başlasam bilmiyorum. Bu bir iç dökme olacak. Herşey mide bulandırıcı bir şekilde aynı. Benzer günler arasında farkı bulmaya çalışırken benliğim zamanın tekrarlayıcılığında korozyona uğruyor ve deliriyorum. Kendimden nefret ediyorum. Felç olmuş gibi boş gözlerle ve beyinle telefona bakıyorum. Ne yapmam gerekir? Bir şeyler için çabalıyorum ama komple pes etmiş durumda hissediyorum.. boş bir et yığını. Farklı şeyleri deneme arzum, geçmişin tecrübesiyle baltalanıyor. Çünkü eminim günün sonunda dışarıda çokta farklı bir şey yok. Sadece tekrar eden hayat dizisi kodları. Kolektif bir süreklilik ve aynılık. Değişen şey tam olarak neydi? Tam olarak bilmiyorum tek bildiğim şey benzer şekilde tekrar eden zamanın iğrençliği. Bu dünyada çürümeye terk edildik. İnsanlara konuştukça ve iyi olmaya çalıştıkça çürüyor gibi hissediyorum. Bir yanda "evet harika derken" benliğim her etkileşimde daha çok çürüyor. İnsanlarla konuştukça içimdeki şey bağırıyor ve nefret kusuyor. Her yaptığım iyi hareket beni yok oluşa sürüklüyor fakat nedense bunu durduramıyorum. Beynim depremi önceden hisseden bir yılan gibi kendini korumaya çalışıyor önceden gelecek felâketi kestiriyor ama ben harika bir aptallıkla insanlarla bir olup onları anlamaya ve nasıl işledikleri merak ediyorum. Bir mühendisin makineye baktığı gibi.. daha iğrenç şey ise benim sebepsizce nefret ettiğim dünyadaki insanlara benzemem onlardan farklı olmamam. Benzer hataları yapmam. Kendime tuttuğum ayna ise var olan nefretimi dahada artırarak her şey den tiksinmeme sebep oluyor ama önemli değil nede olsa yarın asla birşey olmamış gibi hayata devam edicem ve kendimi kandırcam. Komik, en çok nefret ettiğim şey sanırım benim çünkü nefret ettiğim şeye çok benziyorum iğrenç çirkin bir yaratığım
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.