Kul Fikret Tadını Çıkart Gitsin
Kul Fikret, köyün taşlı yollarında ağır adımlarla yürüyordu. Yılların yükü omuzlarında hissedilirken, yüzündeki çizgiler onun hikâyesini anlatıyordu. Altmış dokuz yıl önce bu dünyaya gözlerini açtığında, kim bilir nasıl bir yolculuk bekliyordu onu? Hayat, ona bazen güldü, bazen ağlattı; bazen de engebeli yollarla sınadı. Ama her düştüğünde kalkmayı bildi, her zorlukta "rastgele" diyerek devam etti.
Gençlik yılları bir roman gibi geçmişti. Dağlarda koşup oynadığı günler, artık bir duman gibi gözlerinin önünde belirdi. Hayat ona güzellikler sunmuştu; eşini bulmuş, onunla omuz omuza vererek mutlu bir yuva kurmuştu. Ama çileli günleri de unutmak mümkün değildi. "Çile bülbülüm çile" dediği zamanlar, yüreğinde derin izler bırakmıştı.
Şimdi ise hayat daha sakindi. Eşiyle birlikte geçen huzurlu günlere şükrediyordu. Ama zamanın hızla geçtiğini fark ediyordu. "Son çıkıştayım," diye düşündü kendi kendine. Kalemi eline aldı, yüreğinden geçenleri kağıda döktü. Hayatın her anını dolu dolu yaşamanın önemini bir kez daha hatırladı. Ve usulca mırıldandı: "Tadını çıkart gitsin..."
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.