Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
2 (1 oy)

Bir Şiir Bir Hikaye

Bir Şiir Bir Hikaye

KÖKLER VE KANATLAR

 

Dalların hatırası 

Kuşların kanatlarına sığmaz, 

Gökyüzü çağırır her seferinde. 

 

Ama dallar, 

Sessizce bekler, 

Rüzgârın getirdiği anıları. 

 

Kuşlar unutur, 

Çünkü yolları uzun, 

Ama ağaçlar unutmaz, 

Kökleri derin. 

 

Ve yaprak düşer, 

Bir iz kalır geride. 

Mavi gökyüzü, 

Aynı sessiz duayı taşıyor.

 

*

05.05.2026 Konya

Durmuş Ali ÖZBEK

Kültür Bakanlığı Halk Şairi



Kökler ve Kanatlar

Dere kıyısında, yaşlı bir çınar dururdu. Adı yoktu onun; köylüler sadece “Büyük Ağaç” derdi. Dalları gökyüzüne uzanır, yaprakları rüzgârla fısıltıyla dertleşirdi. Her bahar, aynı kırlangıç sürüsü dallarına konardı.

Kırlangıçların en yaşlısı, küçük bir beyaz iz taşıyan kanadıyla her yıl ilk o gelirdi. Adı yoktu onun da. Sadece “Kanat” derdi kendine. Çünkü kanatları, bütün hayatını taşıyordu.

Bir akşamüstü, Kanat yine aynı dala kondu. Çınar’ın kabukları yılların ağırlığıyla çatlamıştı ama gövdesi hâlâ dimdikti.

“Gene geldin,” dedi Çınar usulca, rüzgârın içinden.

“Gene geldim,” diye cevap verdi Kanat. “Yol uzun. Denizler, dağlar, başka ormanlar… Her şeyi unutuyorum uçarken. Ama burayı unutamıyorum. Neden acaba?”

Çınar güldü. Güldüğü zaman dallarından hafif bir toz kalkardı.

“Çünkü ben unutmadım seni. Sen kanat çırptıkça, ben köklerimle o anıları içime çektim. Her ayrılışında bir yaprağımı düşürdüm. Her gelişinde bir halka ekledim gövdeme. Sen unuttun diye sanma ki her şey siliniyor. Ben sakladım.”

Kanat başını yana eğdi. Küçük, parlak gözlerinde uzak gökyüzü yansıyordu.

“Peki ya ben? Ben ne bırakıyorum sana?”

“İzini,” dedi Çınar. “Kanadındaki o beyaz lekeyi ilk gördüğüm günü. Civcivken korktuğun fırtınayı. Bir keresinde kanadın kırılmıştı da, ben dallarımı sana siper etmiştim. Bütün bunları sen unutsan bile, ben unutmuyorum. Köklerim derin. Unutmak benim işim değil.”

Akşam çökerken Kanat sessizleşti. Gökyüzü lacivert bir duaya bürünmüştü. Yapraklardan biri usulca ayrıldı dalından, Kanat’ın yanına düştü.

“Bir dahaki sefere,” dedi Kanat kalkarken, “belki ben de hatırlamaya çalışırım.”

“Gerek yok,” diye fısıldadı Çınar. “Sen uç. Ben beklerim. Birimiz gökyüzü olsun, birimiz toprak. Böylece hikâye tamamlanır.”

Kanat kanatlarını açtı. Uçarken bir an duraksadı, geriye baktı. Yaşlı çınar, akşam rüzgârında hafifçe sallanıyordu. Dalları sanki el sallıyordu.

O yıl Kanat daha erken gitti. Ama Büyük Ağaç’ın gövdesinde, tam o dalın başladığı yerde, yeni bir halka oluşmuştu. İçinde küçük bir beyaz iz taşıyordu.

Ve derede akan su şırıltısı, her zamanki gibi sessizce dua etmeye devam etti. Mavi gökyüzü altında, kökler ve kanatlar arasında, unutulmayan bir hikâye yazdı.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
2 (1 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Bir Şiir Bir Hikaye

Bir Şiir Bir Hikaye

Dalim Dalim