Yüz Görümlük Beşi Bir Arada Birer Yıl
YÜZ GÖRÜMLÜK
BEŞİ BİR ARADA BİRER YIL
Küçük bir bahçenin tam ortasında , kerpiçten bir ev. Boyası sarının
en açık hali. Pencerelerde turuncunun merhabası gizli. Kapının önüne uzanmış
taşların kahverengisi, misafirlerin davetiyesi. Sanki toprağa dönüşmüş de
aralarından yeşiller bitmiş. Nazenin yürekler, yeşili ezmemek için bu taşların üzerinde sek sek oynar.
Evin içerisine
yerleştirilmiş ocak, odun aleviyle dumanını gökyüzüne doğru uçurur. Dışarıdan bakanlar
için baca; hayat emaresi. Dumanı tütüyorsa, evin ruhu var demek. Kaynayan suyu;
konuşan dili, gülen yüzü, atan yüreği…
Bahçesinde yeşille
uyumlu sarı, turuncu, kırmızı. Limon ağaçları, portakal çiçekleri, küpe
vişneleri; yaşama hareketlilik katan birer fırça. Renklerin sese dönüşmesi,
dallarına konan kuşlar sayesinde. Cıvıltılar, kelebek kanatlarıyla pencereden
içeri sızar. Pervazlar üzerinde tüyler, rüzgarla dans eder.
Pencere önü
saksılarla, içindeki çiçekler
Ağacın kollarında ki
salıncakla, rüzgar
Çit üzerinde öten
horozla, güneş,
Çatı ile yıldızlar
kardeş…
Dünya içerisinde ki
bu küçük dünya, varlığını kaç yıldır sürdürüyor bilinmez. Zaman üzerinden geçip
giderken hiçbir iz bırakmamış, evin ne rengi solmuş, ne sıvası düşmüş. Olabildiğine
diri, canlı ve taze.
Bahçesine çekilmiş
çitler; kötü olan ne varsa evi korumuş. Onu sarıp sarmalamış. Varlığını devam
ettirmiş.
Ocağın başında bekleyen; yıllardır
kımıldamadan, hareket etmeden, konuşmadan, ilk günkü cilvesiyle bir gelin
bekler. Bıkmadan, usanmadan yanına uğrar, ricalarda bulunur, konuşmaya
çalışırım.
“ Aç ya hu! Bir kerecik bakayım gül cemaline”
Açmıyor, nazlı mı
nazlı.
“ duağını aç, göster yüzünü” diyorum, yüz görümlüğü istiyor. Benim
gibi fakirde ne gezer, zenginlik, bedel verecek?
“ Bedelsiz göster”
diyorum, her şeyin bedeli olmalıymış! Elimde yüz görümlük olabilecek ne varsa
verdik işte. Beş yılı; beşi bir arada olarak. Azıcık araladı, kafamı eğdim,
biraz daha biraz daha…
Yok, araladı ama
göremedim.
Eh alacağın olsun
İLİM! Verelim bakalım yıllarımızı, daha ne kadar istersen. Zaman bu evi
eskitememiş olabilir, ancak bende bulunan ömür sınırlı.
Ya razı olur, bana
açarsın yüzünü, ya da heba olur ömür evim.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.