8000 Kimyasal Madde Esareti
Katıldığım bağımlılık çalıştayında verilen istatistikleri duyunca şaşırmıştım. Ne yani, 8000 kimyasal madde bileşiği olduğunu bile bile insan nasıl kendine böyle bir kötülük yapabilir? Hele ki gençlerin ve kadınların daha hızlı bir şekilde bağımlı hale geldiklerini duyunca daha da üzüldüm.
Şunu artık net olarak görelim istiyorum. Sigara bir alışkanlık değil, sigara bir bağımlılık.
Biraz aseton koklayıp kafayı bulmak, arsenik ile fare gibi kendini zehirlemek, amonyak ile mideyi yıkamak, karbon monoksiti içine derince çekmek... Canlı bedeni daha yaşarken mumyalayan formaldehit, pilim bitti deyip bünyeye kadmiyum yüklemek, naftalinli bir işkembe gibi tinerli boyayı toluenle derin derin solumak ve hidrojen siyanür ile kendini adeta bir gaz odasına hapsetmek... Sonra da hastaneler bomboş olsun diye beklemek...
Bu insanların kendilerine hiç mi acımadığını, kendilerini hiç mi sevmediğini düşünüyor insan. Oysa mesele sadece özsevgi değil; bu 8000 kimyasalın beyni ele geçirmesi, iradeyi kelepçeleyen sinsi bir esaret sarmalı. İnsanlar kendilerinden vazgeçtikleri için değil, bu kimyasal hapishaneden çıkış kapısını bulamadıkları için zehirlenmeye devam ediyorlar.
Bu esareti kırmak, bu zehirli çarkı durdurmak bizim elimizde. Farkında olmak, destek istemekten çekinmemek ve bu sinsi tuzağa karşı birlikte mücadele etmek zorundayız.
Yeşilay-Yeşil yıldız niye var?
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.