Nan
NAN
Ekmek,rızık…
Dünya üzerinde ki çabamız, ihtiraslarımız, kavgalarımız hep bunun için; ekmek.
Verilen emekler için bu kelime kullanılır. “ Ne yaparsın abi, ekmek parası”
Kazanılan para; ekmek parası.
Kazanılan paraya vesile olan el; ekmek kapısı.
Kazanılan paraya vesile olan araç; ekmek teknesi.
Bizler için sadece karın doyuran değil, aynı zamanda gönül doyuran. Yani kutsalımız. Ekmeği ters koymayız. Kırıntısını yerlere saçmayız. Basıldığında bereketin gideceğine inanırız. Elimizden düşerse, öpüp başımıza koruz. Biliriz ki Allah’tan gelir. Biliriz ki bize hediyedir.
Peki bizler, hangi ara kutsalları hiçe sayar olduk? Hangi ara onları çöpe atar olduk.
Poşet poşet, tüm tüm çöplere saçılan “ NAN”, bizi NANKÖR etti.
Saatlerce ekran karşısında vakit geçiren bizler, bayatlayan ekmeği nasıl dönüştüreceğimizi öğrenemedik mi?
Asılan her poşet, atılan her ekmek size, toprağa karışmış unu avuçlayıp, ağzına toprakla birlikte tıkıştıran GAZZELİ ÇOCUĞU hatırlatmadı mı?
İsraf haramdır! Sebebi ayette anlatılmış;
Fussulet 10
Arz üzerinde sarsılmaz dağlar oturttu. Orayı bereketli hale getirdi. Gerekli besinlerin orada bunlara ihtiyacı olan varlıklar için eşit derecede olmak üzere uygun ölçülerle yarattı.( bütün bunlar dört günde oldu).
Eşit derece ( sevaen); eksiksiz, fazlasız, tam yeteri kadar, her varlığın ihtiyacı ölçüsünde.
Bu nedenle attığın her ekmek ve dahi israf ettiğin her şey; yaratılmış bir varlığın hakkını gasp etmektir, tecavüzdür. Kul hakkı ise affedilmeyen bir günahtır. Kul sadece insandan ibaret de değildir.
Bu vebal altında ezilmek istemiyorsan; çöpe rızık atmayı bırak!
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 4
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.