Eyy Hayat
Seher yeli, aralık pencereden süzülüyor,
Perdeyi kıpırdatıyor, hafif hafif.
Güneş göz kırpıyor yavaştan,
Işımaya başlıyor odamda.
Dalarken sabahın kokusuna,
Sokak telaşlı.
Yaşam davasında insanlar.
Ekmek derdi sarmış yürekleri.
Kepengini açan esnaf,
Siftah yapma peşinde.
Çocuklar belki yarı aç,
Yarı tok, okul yolunda;
Umut kovalıyor tahta sıralarda.
Seyyar satıcı sesleri duyuluyor öteden.
Hareket başladı sokakta birden.
Saatler belirliyor hayatı.
Otobüs saati, evden çıkma,
İşe gitme, işten dönme saati...
Kimi zaman da işsizlik saati,
Günleri, ayları, hatta yılları...
Hayat çarkının dişlileri arasında,
Eziliyor insan.
Unutuyor kendini bile zaman zaman.
Hep bir koşturmak, yetişmek,
Yetmek zorunda.
Sorumluluklar, zorunluluklar, ihtiyaçlar...
Sofrasında yemek olacak mı
Bu akşam garibanın?
Kaç kişi duyar acısını o sofranın?
Acılarını şerbet eder içer kimileri,
Kimileri şatafat içinde,
Beğenmez kuş sütünü!
Saat kimin için çalışır en çok,
Mutluluk, zamanın kıskacında mı?
Karın tokluğuna mutlu olur kimisi.
Kimisi büyük lokma peşinde.
Değil, zaman suçlu;
Hayat mı âdil değil herkese?!
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.