Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
13.07.2026 · 33 · 0 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Neden Varım” yazısını çevrimdışı oku.

İndir

Son Yazıları

(0 oy)

Neden Varım

Bilgisayarımda boş bir Word dosyası açmaya çalışırken alt pencerede açık bırakmış olduğum ve tesadüfen fark ettiğim bu belirsiz kısa denemeyi (deneme denir mi bu da bir soru işareti) paylaşmak istedim. Yazılarım arasında kaybolacağına, burada durmasının daha yararlı olacağını düşündüm. Belki de kendinizle bağdaştırabileceğiniz bir parça bulabilirsiniz. Malum, yirmili yaşların getirdiği o can sıkıcı “kaybolmuşluk” hissi çoğumuzda yerini almış durumda… Başlamadan önce, Dilara’ya bana bir konu başlığı fikri verdiği için ayrıca teşekkür etmek istiyorum.


Her rahatladığım an, yeni bir sebep ekleniyordu aklıma. Aynaya baktığımda, kendimle baş başa kaldığımda beynimi kurcalayan tek bir soru. Gözlerimin akında, kanımın akışında ve hatta yaradılışımda olan acımasız sualler silsilesinin başkahramanı olan o soru. Kendimden her geçen gün daha da nefretle bahsetmemi sağlayan zalim diyordum ona. Canı olan bir varlık, nefes alan bir bitki gibi yanımda bitiyordu ve her seferinde daha da büyüyordu. Dayanılmaz bir güce sahipti ruhumda, anlaması güç ve bırakması epeyce zor bir alışkanlık. Tek amacım, bu sorguyu bitirip hayatıma aptalca devam etmekti. Tek amacım bu olduğundan da gerçek amacımı bulamaz olmuştum. Ben neden buradaydım ve neden yaşamaya layıktım ? Belki de en gereksiz gördüklerim bile benden daha yararlıydı bu ölümlü dünyada. Bunu bilmek için ilk olarak amacımı bulmam gerektiğinden, asla bu soruya cevap veremeyeceğimin farkındaydım ve aynı anda her gün sabaha karşı gelen bir ton amaçlar kuyruğuyla başa çıkmaya çalışıyordum. Şöhret sahibi mi olmak isterdim yoksa mütevazı bir mutlulukla yaşlanan beyaz yakalı mı ? Veya muazzam fakat kısa bir hayat yaşamış biri mi yoksa uzun ve gitgelli bir yaşama sahip akıl sağlığı yarım olan bir asalak mı ? Bunların cevabı zamanda saklıydı ve benim için zamana güvenmek oldukça zordu. Her yaşananı akışına bırakmak ve hayatın sana tanıdığı zamana bir şans vermek… Ne özenirdim her olanın bir zamanı olduğunu bilen insanlara. Bunu bilmek ilahi bir güç tarafından verilmiş bir sadaka gibiydi benim için, hayattan kulağının arkasına ekilmiş bir adet papatya. Bende ise daha dikenli olan güller var gibiydi, her o güzel kokuyu aldığımda bana o küçük dikenlerini batırıyor ve beni gerçekliğe geri döndürüyordu. Amaçsızlığımı hatırlatıp hayatı zehir ediyordu. Bu zararlı alışkanlığı bırakmak ve bunun üzerine bir kitap yazmak lazımdı. Evet ! Bir kitap, en iyi yaptığım şey yazmak olduğundan belki bu işe yarayabilirdi .Amacımın amaçsızlığına ithafen belki yüz belki de iki yüz sayfalık bir kitap ! Bu da işe yaramazsa, işte o zaman hakikati doğa anada bulurdum. Evrenin müthiş düzeninde, insanların kaosunda bulabilirdim. Amacım şimdilik bunlar olsa, belki de kendimi bulmanın ilk etabını tamamlamış olurum…

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Neden Varım

sury3 sury3