Yaz Kuran Kursları Üzerine Düşünceler
M. NİHAT MALKOÇ
İnsanoğlu maddî ve manevî yönü olan bir varlıktır. Onu daha iyi anlayabilmek ve yönlendirebilmek için bu özelliğinin dikkate alınması gerekir. Onu etten ve kemikten ibaret bir mahlûk olarak görürseniz hataya düşersiniz. Asıl mühim yanımız manevî tarafımızdır. Bugüne kadar hep maddî yönümüz ön plana çıkarıldığı için, bizi en yakınlarımız bile hakkıyla anlayamamıştır. Bir yanımız hep boş kalmıştır.
İnsanın maneviyatını düzene koyan en önemli unsur, bağlı olduğu inançlardır. Herkes bir şeylere inanma ve bağlanma ihtiyacı hisseder. Bu bizim fıtratımızın gereğidir. Ateist olduğunu iddia edenler bile, söylemeseler de, aslında bir şeylere inanırlar. Belki ateizm onlar için bir dindir. Yaratılış inanmayı zorunlu kılıyor. İnanmayanların ıstırap ve acı içerisinde yaşadığını ve ömürlerinin kötü sonla bittiğini müşahede ediyoruz. Bizler bu acıları yaşamak istemiyorsak maneviyata sarılalım.
Herkes doğru veya yanlış bir şeylere inanıyor ve bağlanıyor. Mühim olan doğru şeylere inanmaktır. Bu konuda ailelerin çocuklarına rehber olması gerekir. Türklerin, geleneksel ifadeyle yüzde doksan dokuzumuzu İslâm dinini benimsemiştir. Müslümanız elhamdülillah… Amel olarak çok eksikliklerimiz olsa da Müslüman kimliğini bir onur nişanı olarak sinemizde taşırız. Öyle de, ne kadarımız inancıyla ilgili bilinmesi gerekenleri biliyor? Buna vereceğimiz cevap hiç de iç açıcı değildir. Çünkü dinimizin gereklerini bilmiyoruz; bunlar öğretilmedi bize. Bildiklerimiz de yarım yamalak şeyler…
Okullarımızda verilen din dersleri yetersizdir. Daha çok ahlâkî konular işlenmektedir. Amelî hususlar yüzeysel işlenip geçilmektedir. Yani çocuklarımız ilköğretim okullarında ve lisede din adına fazla bir şey alamamaktadır. Bu açığı telâfi etmek için hemen her yaz, takviyeli yaz Kur’an kursları açılmaktadır.
Kur’an’ı öğrenmek her müslümanın borcudur. Peygamberimiz (S.A.V.) “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir” (Buhari) buyurmaktadır. Bu mübarek buyruğa bigâne kalmamalıyız. Ebeveynler olarak çocuklarımızı terbiye etmek ve onlara dinlerini öğretmek mecburiyetimiz vardır. Çocuklarımızın başarılı olmaları ve iyi okullar kazanmaları için avuç dolusu parayı dershanelere ve sair kaynaklara verirken onların dinî eğitimini göz ardı etmemeliyiz. Kuş nasıl tek kanatla uçamazsa insan da tek yönlü yaşayamaz, yaşamamalıdır. Bu dünyanın ötesi de vardır. Hesap gününe bugünden hazırlanmak gerekir.
İsteyen vatandaşlara Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun olarak yüzünden okumayı öğretmek, ibadetler için gerekli sure, ayet ve duaları ezberletmek, hafızlık yaptırmak ve İslâm dininin inanç, ibadet ve ahlâk esasları hakkında bilgiler vermek için her yıl il ve ilçe müftülüklerimizce Kur’an Kursları açılmaktadır. Anne babalar çocuklarını bu kurslara göndererek eksik bilgilerini tekmil ettirmektedirler. Üstelik boş zamanlarını da hayırlı bir uğraşla değerlendirmiş olmaktadırlar. Bunun için bir ücret de alınmamaktadır.
Dinî eğitiminin çocuklara mutlaka küçük yaşta verilmesi gerekir. Zira atalarımızın dediği gibi “Ağaç yaşken eğilir.” Hem artık dinî eğitim hakkı kanunla teminat altına da alınmıştır. Yani hiç kimse çocuğunu bu kurslara gönderme hususunda çekinmemelidir. Kanunlar dinî eğitim hakkını herkese tanımaktadır.
Ülke genelindeki bütün okulların 26 Haziran 2026’da tatile girmesiyle birlikte yaz Kur’an kursları heyecanı başladı çok şükür. Yaz Kur’an Kursları 7 Temmuz’da Türkiye’nin her yerinde açıldı. Yaz kurslarına yaş şartı aranmaksızın bütün çocuklar kayıt yaptırabilecekler. Kurslarda 4-6, 7-10 ve 11-14 yaş gruplarına yönelik yarım ve tam gün olmak üzere farklı program seçenekleri sunuluyor. Ayrıca, kurslarda 10-18 yaş arası öğrenciler için yatılı eğitim imkânı da bulunuyor.
Hafta boyunca sürecek kursların ağustos ayının sonlarına kadar devam edeceği ve kurslarda Kur’an-ı Kerim öğreniminin yanı sıra, dinî bilgilerin de verileceği bildiriyor. Yani sadece Kur’an okuma öğretimiyle sınırlı kalmayacak bu kurslar. Bu kurslarda çocuklara hayatları boyunca lâzım olacak dinî bilgiler alanlarının uzmanı olan kişilerce öğretilecek.
Din öğretimine devletin el atmasının ve kontrol altına almasının sayısız yararları vardır. Çünkü bu iş pedagojik açıdan ehil olmayan fertlere ve cemaatlere bırakılınca istenmeyen tipte insanlar yetiştirilebiliyor. Kontrollü yapılınca bu risk ve endişe de ortadan kalkıyor. Unutmayınız ki gerçek müslümandan hiç kimseye zarar gelmez. Çünkü o inancının gereği olarak bir karıncayı bile incitmekten çekinir. Tarihte bunun sayısız örnekleri vardır. Bunun böyle bilinmesi gerekir.
“Kur’ân Şairi” merhum Mehmet Akif'in ifade ettiği gibi; bu kitap (Kur’an) “mezarlıkta okunmak”, “fal bakmak” ya da “bir ölünün toprağına üflemek” gayesiyle inmemiştir. O hayatımızın her noktasında bizim en büyük rehberimizdir. Onun olmadığı ve okunmadığı evler ne kadar da sönüktür. Onun nurunun girmediği ruhlar ne kadar da karanlıktır. Yaz kurslarında rahleler minik ellerle hayat bulsun. Camiler onların gülen yüzüyle şenlensin. Haydi, hep beraber Kur’an öğrenmeye… Veliler asıl sorumluluk sizde. Çocuklarımızın gelecekte dinine bağlı, dürüst insanlar olmasını istiyorsak onlara din ve Kur’an bilgisi verelim. Ahlâklı, sorumlu, dürüst fertler olarak yetiştirelim. Zira son pişmanlık fayda etmez.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.