Mekke Antlaşması Etrafında İslâm Birliği Rüyası
M. NİHAT MALKOÇ
Son zamanlarda en çok konuşulan ve tartışılan gündemlerin başında Mekke Anlaşması geliyor. Peki nedir Mekke Anlaşması? Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke’de imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yapılacak silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayan kolektif bir savunma paktı olarak izah edebiliriz. Bu, yıllardan beri İslâm ülkelerinden beklediğimiz tarihî bir adımdır.
Şimdilik üç paydaştan mürekkep Mekke Ortak Savunma Anlaşması sadece bir anlaşma değil, İslâm dünyası (ümmeti) için adeta bir milâttır. Zira bir kıvılcımla başlayan bu aydınlanma ve İslâm paydasında birleşme temayülü, zaman içerisinde çok daha genişleyecektir. Belki de içerisine Mısır, Endonezya, Malezya, Fas, Suriye, Katar, Ürdün, Irak hatta İran bile katılacaktır. Buna Azerbaycan, Kazakistan , Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan'ın da dahil olduğu Türk Cumhuriyetlerini de ekleyebiliriz. Bu da bir anlamda İslâm Natosu veya başka bir tabirle yıllardır özlemini duyduğumuz "Yeşil Ordu" demektir. Bunları söylerken bazılarına romantizm gibi gelebilir. "ABD, Rusya ve Çin gibi dünya egemenliğini elinde tutan sömürgeci devletler buna izin verir mi?" sorusunu yöneltebilir.
NATO da ilk zamanlarda küçük bir savunma teşekkülü iken bugün 32 üyeli devasa boyutlara ulaşmıştır. Mekke Anlaşması zamanla neden böyle bir noktaya gelmesin ki? Dünya Müslüman Âlimler Birliği, Mekke Anlaşmasını ve zaman içerisinde genişlemesini destekliyor ve İslâm âleminin birliği ve dayanışması için önemli bir adım olarak görüyor.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na dahil olan ülkelerin üçünün de kendilerine mahsus özellikleri mevcuttur. Anlaşmanın temelini teşkil eden Türkiye güçlü ve tecrübeli ordusu, NATO standartlarındaki altyapısı ve hızla büyüyen savunma sanayii gücüyle ön plana çıkıyor. Pakistan, nükleer caydırıcılık kapasitesi ve stratejik askerî yetkinliği açısından İslâm ülkeleri arasında önemli bir potansiyel güç olarak kendini gösteriyor. Hatta nükleer gücü olan ve nükleer silahlara sahip olan tek İslâm ülkesi... Suudi Arabistan'a gelince derin dinî, tarihî ve güçlü finansal (ekonomik) ağırlığı onu bu anlaşmada bir çeşit odak noktası yapıyor. Demek oluyor ki bu ülkeler İslâm coğrafyasında kendi alanlarında ağırlığı olan ülkelerdir.
Yıllardır içimizde besleyip büyüttüğümüz ümmet birliği umutlarını yeşerten Mekke Ortak Savunma Anlaşması sadece askerî ve güvenlik alanlarıyla sınırlı kalmamalı, yakın gelecekte siyasî, ticarî, sosyal, ilmî ve kalkınma alanlarını da kapsamalıdır. Eğer bu çekirdek anlaşmanın kapsamı ve çerçevesi genişletilirse Müslümanlar bugüne kadar hiç olmadıkları kadar güçlü, sağduyulu ve özgüvenli olurlar. Başta Gazze (Filistin) ve Doğu Türkistan olmak üzere, bütün mazlum coğrafyalarda ümmetin huzur ve refahı için ortak kararlar alabilirler.
Bu anlaşmanın, başta Suudi Arabistan'ı İran'a karşı korumak amacıyla yapıldığı fitnesi ortaya atıldıysa da bunun böyle olmadığı, çok daha geniş gayeler taşıdığı zamanla anlaşılabilir. Zira anlaşmada herhangi bir ülkenin hedef alınmadığı açıkça ifade ediliyor. Zamanla İran da bu anlaşmaya dahil olabilir. O zaman fitnecilerin tezi de çürütülmüş olur.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Ortadoğu'daki kaos ortamına da zaman içerisinde huzur ve sükûn getirecektir. Filistin'in, Lübnan'ın ve Suriye'nin sahipsiz olmadığı görülecektir. Bu kadim coğrafyayı kana bulayan katil İsrail'in ve onun başındaki cellat Netanyahu'nun bu anlaşmadan rahatsız olması, bu anlaşmanın ne kadar sağlıklı ve hayırlı neticeler doğuracağının bir çeşit sağlamasıdır. Zira düşmanın attığı oku takip etmek lâzım.
Müslümanların vahdeti için can suyu kıymetinde olan bu anlaşmanın müminlerin üç kutsal şehrinden biri olan Mekke'de imzalanması ve adının onunla anılması sembolik açıdan da çok anlamlı ve önemlidir. Bu anlaşma aslında İslâm dünyası için sessiz bir devrimdir.
Mekke Anlaşması bugüne kadar yaşananları rutin olmaktan çıkarma gayretidir. Bir çeşit gaflet uykusundan uyanma, dirilme ve kendine gelmedir. Geleceği kendi inanç ve değerler zemininde kurma azmi ve kararlılığıdır. Ümmete ve İslâm âlemine hayırlı olsun.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.