Yaa Çiğdem Teyze
Yaa Çiğdem Teyze
8 Ağustos 2026
Fırat'ın adını Fırat Nehri'nden aldığını düşünürüm. Belki de adına yakışan bir yanı vardı; çocukluğu da hayatımızın içinden akıp geçti. Malkara'daki lojmanlarda karşı komşumuzun oğluydu Fırat. Onun gülüşlerine, ağlayışlarına, öfkelerine, yaramazlıklarına, mahsun hallerine şahit oldum. Çocukluğunun türlü hâllerini gördüm. Bir çocuğun büyümesine, farkına varmadan, yıllar boyunca tanıklık ettim.
Yıllar sonra bugün, Fırat'ın düğünündeyim. Karşımda eşiyle birlikte duran genç bir adam var. Etrafımızda müzik çalıyor, insanlar konuşuyor, gülüyor, fotoğraflar çekiliyor. Her şey bugüne ait. Fakat benim içimde başka bir zaman daha var. Bugünkü Fırat'a bakarken, yıllar önceki çocuğu da görüyorum. Yüzünde çocukluğundan kalan gülüşü arıyor, yaramazlıklarını, öfkesini, ağlayışını ve birdenbire mahsunlaşan hâllerini hatırlıyorum.
İnsan bir çocuğun büyüdüğüne şahit olduğunda, aslında yalnızca onun hayatındaki değişime değil, kendi hayatından geçen zamana da tanıklık ediyor. Fırat'ın çocukluğundan bugüne uzanan yıllar, şimdi bir düğün salonunun içinde karşıma çıkmış gibi. Bir zamanlar lojmanlarda koşup oynayan çocuk, bugün kendi hayatının yeni bir dönemine adım atıyor.
Bütün bunları düşünürken gözlerim doluyor. Ağlıyorum ama bu gözyaşlarının içinde hüzün yok. Mutluluk var, hatıralar var, geçen yılların şaşkınlığı var. Bir çocuğu yıllar boyunca tanıyıp, onun büyüdüğünü ve kendi yuvasını kurduğunu görmek insana tarif edilmesi güç bir duygu veriyor.
Sonra gözlerine baktım. Boynuna sarıldım. Hıçkırıklarla, uzun uzun sarıldım. Söyleyecek çok şeyimiz vardı belki ama o an ikimiz de birkaç kelimeyi bir araya getiremedik. Yılların içinden süzülüp gelen onca hatıranın karşısında sözcükler yetersiz kaldı.
Kulağıma yalnızca o tanıdık sesle, çocukluğundan bugüne taşıdığı o içtenlikle,
“Yaa Çiğdem teyze...”
diyebildi.
O iki kelimeyle yıllar bir anda birbirine karıştı. Karşımda duran genç adamın içinde, Malkara lojmanlarında tanıdığım o küçük Fırat'ı yeniden gördüm.
Belki de adının Fırat olmasındandır; hayatımızdan geçen bazı insanlar gerçekten bir nehir gibi akıp gidiyor. Biz onların geçtiği kıyılarda duruyor, kimi zaman çocukluklarına, kimi zaman gençliklerine, kimi zaman da hayatlarının yeni başlangıçlarına tanıklık ediyoruz. Fırat da bizim hayatımızın bir döneminden böylece geçti. Çocukluğuyla, gülüşleriyle, yaramazlıklarıyla ve bugün gözlerimizi dolduran mutluluğuyla...
İyi ki geçmiş hayatımızdan. İyi ki büyümesine tanıklık etmişiz.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.