Unutulan
Bırakın bu mahşer kalabalığında kaybolayım,
Surlar yıkıldı, hezimet tescillendi zaten.
Şakaklarımda zonklayan bu uğultuda,
Ezilmiş bir ruhtan ne diye diriliş beklenir ki?
Omuz omuza sıkışmış bu insan selinde
Hangi yöne dönsem izdiham, hangi yöne gitsem öfke...
Gamsızca çiğneyip geçiyorlar birbirlerini;
Oysa bu şuursuz kalabalıklarda
Ezilen de, omuzlarda taşınan da aynı.
Henüz doğmamış nesilleri,
Yeni çağın devasa arbedelerinden kim koruyacak şimdi?
Sanki bu izdihamın ortasında bayılmış birini
Yakasından tutup sarsar gibi ayıltıyor beni bir ses...
O sessiz kabrinde, yalnızlıktan titriyor belki de.
Belki de o daracık, karanlık çukurundan
Uğultuların arasından uzanıp soruyordur:
"Babam bu kalabalıkta beni unuttu mu?
Neden kimse tutmuyor elimden?
Burası çok soğuk..."
Şimdi ben bu ağır hatıraların altında ezilirken,
Ruhum çiğnenmiş, nefesim kesilmişken,
Ve toprağın altından gelen o çığlığı duyarken;
Meydanların alkışını, şan ve şöhreti mi arzulayayım?
Yeniden o gürültülü zaferlerin peşinden mi koşayım?
Sokakları dolduran çaresizlere
"Umut edin, yürüyün!" diye ben mi haykırayım?
Sıkışık safların arasına atılıp
Yıldızlara bakarak yeniden cenge mi tutuşayım?
Oysa bastığım her yer bir mezar
Ve benim zaferim;
O soğuk toprağın altında,
Elimi tutmanı beklediğin yerdedir.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.