Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
18.08.2026 · 33 · 0 · Tahmini 4 dk okuma
PDF olarak indir

“Törenin Kılıcı Eski Türklerde Suç Ve Ceza” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Törenin Kılıcı Eski Türklerde Suç Ve Ceza

Törenin Kılıcı Eski Türklerde Suç Ve Ceza

TÖRENİN KILICI

-ESKİ TÜRKLERDE SUÇ VE CEZA-

Araştırma-inceleme ve karşılaştırma:


Eski Türk toplumlarında hukuk, bugünkü anlamıyla hazırlanmış yazılı kanun kitaplarından çok töre adı verilen kurallar bütünü üzerine kuruluydu. Töre; kağanın koyduğu kuralların, kurultayın aldığı kararların ve toplum içerisinde zamanla oluşan geleneklerin birleşmesiyle meydana geliyor; kağan dâhil herkesin töreye uyması bekleniyordu. Bu nedenle eski Türklerde devletin gücü yalnız hükümdarın iradesinden değil, töreye bağlılığından da kaynaklanıyordu.


Bu hukuk anlayışının arkasında Gök Tengri inancı önemli bir yere sahipti. Kağan, yalnızca siyasi bir hü-kümdar değil, Tengri'nin kut verdiğine inanılan devlet başkanıydı. Ancak bu durum kağanın sınırsız yetki-ye sahip olduğu anlamına gelmiyordu. Töre, hükümdarın üzerinde de bağlayıcı bir düzen oluşturuyordu. Kağanın görevi; budunu korumak, düzeni sağlamak ve adaleti gözetmekti.


Hunlarda suç ve ceza konusunda devletin belirgin bir ağırlığı görülür. Adam öldürme, ağır hırsızlık ve soy-gun, vatana ihanet, isyan, barış zamanında silah çekme, evli bir kadına saldırma ve bağlı bir atı çalma gibi ağır suçların ölümle cezalandırıldığı Çin kaynaklarına dayanan araştırmalarda aktarılmaktadır. Daha küçük suçlarda dayak, çeşitli bedensel cezalar ve kısa süreli hapis gibi yaptırımlar uygulanabiliyordu. Hapis cezasının uzun tutulmamasının nedenlerinden biri de göçebe hayat şartlarıydı; sürekli hapishaneler kurmak bu toplum yapısına uygun değildi.


Hun hukukunun dikkat çekici taraflarından biri, özel intikamın yerine devlet tarafından cezalandırmanın geçirilmiş olmasıdır. Yani öldürülen kişinin ailesinin kendi intikamını alması temel yöntem değildi; suçun karşılığını devlet veriyordu. Bu durum, eski Türk toplumlarında hukukun yalnızca aileler arasındaki bir mesele olmaktan çıkıp kamu düzeninin konusu hâline geldiğini göstermesi bakımından önemlidir.


Göktürklerde bu anlayış daha belirgin biçimde görülür. Suçlar genel olarak ağır ve hafif suçlar şeklinde değerlendiriliyor; devlete isyan, vatana ihanet, adam öldürme ve bazı cinsel saldırılar gibi ağır suçlara ölüm cezası veriliyordu. Buna karşılık dövme veya yaralama gibi daha hafif suçlarda tazminat esasının kullanıldığı, örneğin zarar gören kişinin hayvan veya mal üzerinden karşılanmasının öngörüldüğü aktarıl-maktadır. Hırsızlıkta ise çalınan malın çok üzerinde bir bedel ödetilmesi gibi ağırlaştırılmış tazminat uygu-lamalarına rastlanmaktadır.


Burada çok önemli bir ayrıntı vardır: Eski Türk hukukunda cezanın amacı yalnızca suçludan intikam almak değildi. Toplumsal düzeni korumak ve suçun tekrarını önlemek de temel amaçlardan biriydi. Dolayısıyla töre, bireysel öç alma duygusunun önüne geçirilerek devletin adalet mekanizmasına bağlanıyordu.


Oğuzlarda ise elimizde Hun ve Göktürklerdeki Çin kaynakları kadar doğrudan hukuk metinleri bulunma-maktadır. Oğuz Kağan ve diğer Oğuznameler, destansı ve sözlü geleneğin ürünleridir. Bu nedenle onlarda görülen her olayı gerçek bir hukuk maddesi gibi değerlendirmek doğru olmaz. Bununla birlikte Oğuzna-meler; hükümdarlık, aile, itaat, sadakat, savaş, toplumsal düzen ve töre hakkında önemli bilgiler taşır. Araştırmalar, Oğuznamelerin eski Türk halk hukukunun ve töresinin anlaşılması açısından önemli kaynak-lar olduğunu ortaya koymaktadır.


Oğuz anlatılarında töreye bağlılık, hükümdarın ve toplumun düzeninin temelidir. Töreye karşı gelmek yalnızca bireysel bir hata değil, toplumun bütünlüğünü tehdit eden bir davranış olarak görülür. Bu neden-le eski Türk düşüncesinde suç, çoğu zaman yalnız mağdura karşı işlenmiş bir fiil değil, düzeni bozan bir hareket olarak değerlendirilmiştir.


Bütün bu tabloya baktığımızda karşımıza ilginç bir hukuk anlayışı çıkar: Töre serttir fakat keyfî değildir. En ağır suçlarda ölüm cezası vardır; hırsızlık ve mala yönelik suçlarda ağır tazminatlar uygulanır; yaralama gibi durumlarda zararın karşılanması esas alınabilir; küçük suçlarda daha hafif yaptırımlar görülür. En önemlisi ise ceza verme yetkisinin giderek kişisel intikamdan devlet otoritesine aktarılmasıdır.


Bu bakımdan eski Türk hukukunu yalnızca “çok sert cezalar veren bir sistem” olarak değerlendirmek ek-sik kalır. Asıl dikkat çekici nokta, kağanın bile töreye bağlı olduğu bir düzen kurulmaya çalışılmasıdır. Gök Tengri'nin kut verdiği kağan, törenin üzerinde değil, onun sorumluluğunu taşıyan kişidir.


Belki de eski Türk hukuk anlayışının özünü tek cümlede şöyle ifade etmek mümkündür:


“Devlet töre ile ayakta durur; töre bozulursa yalnız hukuk değil, devletin kendisi de sarsılır.”


Bir karşılaştırma yapmak istersek şayet:


Suç ve ceza: Eski Türk töresinde adam öldürme, ağır hırsızlık, isyan ve ihanet gibi fiiller ağır biçimde ceza-landırılıyordu. İslam hukukunda da adam öldürme ve hırsızlık gibi suçlar için ağır yaptırımlar vardır. Ancak cezaların hukuki temeli, şartları ve uygulanma usulleri aynı değildir.

Tazminat: Eski Türklerde yaralama veya mala zarar verme gibi suçlarda tazminat önemliydi. İslam huku-kunda da diyet ve tazmin kurumları bulunur. Buradaki benzerlik gerçekten ilginçtir.

Miras: Eski Türklerde aile ve soy düzeni içinde malın paylaşılması, çocukların ve özellikle erkek evlatların konumu önemliydi. İslam hukukunda ise miras payları çok daha sistematik biçimde belirlenmiştir. Örne-ğin Kur'an'ın Nisa 11'de erkek ve kız çocuklarının miras paylarına ilişkin açık hükümler vardır.


Ama burada kritik mesele şu: “Benzerlik” ile “kaynaklık” birbirinden farklıdır.


İslam'dan önce Türklerde de töre vardı; İslam hukukunun ortaya çıkmasından sonra Müslüman Türk dev-letlerinde ise töre ile İslam hukuku yan yana yaşamaya başladı. Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılarda bunun çok güzel örneklerini görüyoruz. İslam hukukunun yanında örfî hukuk da gelişti.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Törenin Kılıcı Eski Türklerde Suç Ve Ceza

Törenin Kılıcı Eski Türklerde Suç Ve Ceza

Halit Durucan Halit Durucan