Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Sabahı Bekleyen Gül

Sabahı Bekleyen Gül

GECE,

 eski bir hırka gibi

omuzlarıma düştü yine.

Rüzgâr, kurumuş yaprakların dilinden

senin adını fısıldadı.

Bir göl kıyısında unutulmuş

tahta bir iskele gibiydim.

Ne gelen bir sandal vardı,

ne dönen bir martı.

Yağmur uzun uzun konuştu

çatlamış topraklarla.

Ben sustum...

Çünkü en derin acılar,

kelime istemezdi.

Ay, ince bir bıçak gibi

karanlığı yontarken,

bir yıldız düştü avuçlarıma.

Dilek tuttum...

Sen gidince

dileklerin de öksüz kaldığını öğrendim.

Sabaha yakın

sessizce çekildi bulutlar.

Uzak tepelerin ardından

utangaç bir ışık yürüdü.

İlk serçe,

çatının kenarında

çekine çekine öttü.

Meğer umut,

en önce kuşların yüreğinde uyanırmış.

Tomurcuklanan bir dal gördüm sonra.

Kış, bütün ömrünü anlatmış ona,

ama bahar,

tek cümleyle ikna etmiş.

Anladım...

Hiçbir veda

ömrün son cümlesi değilmiş.

Bazı ayrılıklar,

ruhun yeniden filizlenmesi için

toprağa düşen tohumlarmış.

Şimdi adını

eskisi gibi acıyla değil,

uzaktan geçen bir dereyi dinler gibi

sükûnetle anıyorum.

Çünkü sevmek,

birini yanında tutabilmek değilmiş.

Bazen sevmek,

gittiği yolda

ona içinden sessizce

çiçekler ekebilmekmiş.

Ve biliyorum...

Bir gün yine akşam olacak.

Yine rüzgâr esecek.

Ama bu kez

hüzün kapımı çalsa bile,

içeride

sabaha açan bir gül bulunacak.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sabahı Bekleyen Gül

Sabahı Bekleyen Gül

Halit Durucan Halit Durucan