Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Samanyolu

mağaramdan çıktım  

karanlığa bıraktım kendimi  

kalp atışım 

duracaktı az kaldı 

düşüncelerim 

evrenin ta kendisi oldu  


galaksinin göbeğinde durdum  

zerrelerin zerresi kesildim  

yalnızlığım öyle büyüdü ki  

huşû bürüdü beni 

ölüm korkum 

yıldız tozu kadar hafifledi

eridi, aktı, gitti


çıkıyorum çıkıyorum bitmiyor

gidiyorum gidiyorum tükenmiyor  

evrenin ucu bucağı 

yokmuş meğer  

içimde bir pencere 

ansızın aralandı

sonsuzluk 

gözlerimin içine baktı  

aynı anda

düştüm 

yükseldim 

tek nefeste


Samanyolu’nu gördü bu yolcu  

gözlerim kamaştı

kör oldu neredeyse  

yürek sızımın izini sürdüm  

kaybolduğum yerde kendimi buldum  

bulduğum yerde 

yeniden kayboldum


nurânî ırmak gökte akar  

yıldızların bitimsiz yolu  

kelebek gibi kıvrılır usulca

ölürüm her bakışta, dirilirim

yüz milyon yılda bir 

çırpar kanadını  

kozmik bir nefes gibi  

annelerin gözyaşı kadar saf  

atın kuyruğundan süzülen süt kadar ak  

sütle ateşin düğümlendiği yerde

nur ile nâr 

bir oldu ansızın

ışıkla alevin kucaklaşmasında


âşıkların gökteki sessiz çığlığı bu yol

ruhların geçeceği o köprü  

kıldan ince, kılıçtan keskin  

iyi ile kötü arasında salınır

bazen urgan, bazen gül dalı

ikisi de aynı daldan 


ötesinde ne var

ötesinin de ötesinde  

her cevap bir kapı aralar

bin yeni soruyla yüklü

her kapının ardında yine Samanyolu  

hem yol, hem yolcu 

hem soru, hem cevap 

hem ben, hem âciz, hem hayran


ve idrak ettim o an

yalnız O 

yalnız Bir 

yegane sonsuz 


Seğmenoğlu

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Samanyolu

Seğmenoğlu Seğmenoğlu