Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
Altın Üye
13.09.2026 · 54 · 0 · Tahmini 5 dk okuma
PDF olarak indir

“Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 26” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 26

Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 26


Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 26

Zıp Zıp Çekirge erkenden besmeleyle yatağından kalktı. "Ya Rabbi, bu yeni günümüzü hayırlı ve bereketli eyle." diye duasını yaptı.

O sırada odasının kapısı çalmaya başladı. Kapı üç kere çalındıktan sonra küçük çekirge seslendi:

— Ağabey! Biz kahvaltıyı hazırladık. Bugün erkenden kalktık; ortanca ağabeyimle sana bir sürpriz yaptık. Kahvaltıya gel!

Ağabey çekirge, kardeşlerinin bu güzel sürprizine karşılık onlara bir hediye hazırladı. Ellerini ve yüzünü yıkayıp besmeleyle sofraya oturdu. Kardeş çekirgeler de ağabeyleri yemeğe besmeleyle başladıktan sonra kahvaltılarını yapmaya başladılar. Kahvaltıdan sonra hep birlikte "Elhamdülillah" dediler. Ellerini yıkayıp dişlerini fırçaladılar.

Ağabey çekirge:

— Kütüphaneye geçelim, orada size yeni aldığım kitabı vereceğim, dedi.

Kardeş çekirgeler sevinçten yerlerinde duramadılar; zıplaya zıplaya kütüphanenin yolunu tuttular. Ağabey çekirge içeri girdi ve elindeki Doğa Koruma Merkezi tarafından yayımlanan Orman ve Biyolojik Çeşitlilik kitabını onlara hediye etti. Çekirgeler heyecan içerisinde hediyeyi aldılar ve bir solukta okudular.

Kitabın sonunda küçük çekirge:

— Ağabey; biz sınıf arkadaşlarımızla beraber ormanın içindeki ağaç türlerini araştıracağız. Sınıf arkadaşlarımız olan tilki, çakal ve kazlar okulda öğretmenlerimiz tarafından çok güzel eğitildiler ve tamamen zararsız hâle geldiler. Hatta öğretmenlerimiz onlara, "Size veya çevrenize bir zarar verilmesini ister misiniz?" diye sorduğunda, karşılıklı soru-cevap şeklinde büyük bir kararlılıkla, "Hayır, istemeyiz!" diye cevap vererek evcilleştiler, dedi.

Ağabey çekirge kardeşlerine uyarılarda bulundu:

— Siz siz olun, bilmediğiniz yerlere asla tek başınıza gitmeyin. Her söze inanmayın, araştırın. Hele hele yabancılardan hiçbir şey alıp yemeyin. "Seni şuraya götüreceğim." ya da "Annen baban çağırıyor." gibi laflara kanıp onlarla gitmeyin. Sizleri böyle sözlerle kandırmaya çalışanların yanından hemen uzaklaşın. Durumu öğretmenlerinize veya yanınızdaki büyüklere söyleyin.

Kardeş çekirgeler bu kıymetli nasihatleri dinledikten sonra:

— Biz bundan sonra her söze kanmayacağız. Tanımadığımız insanlardan bir şey alıp yemeyeceğiz, dediler.

Ardından izin isteyerek ortanca kardeş ve küçük çekirge yuvalarından çıktılar. Çayırlıkta sınıf arkadaşları olan kıymetli dostları tilki, çakal ve kazlarla buluştular. Elleri not defterli bir şekilde ormandaki ağaç çeşitlerini araştırmaya başladılar. Ağabey çekirge de başlarına tehlikeli bir iş gelmesin diye kardeşlerini ve arkadaşlarını uzaktan takibe aldı.

Çekirgeler, okudukları kitaptan ağaç çeşitlerini "Geniş Yapraklı Ağaç Türleri" ve "İğne Yapraklı Ağaç Türleri" diye ikiye sınıflandırıp not almışlardı. İlk önce geniş yapraklı ağaçları araştırmaya başladılar. Sınıf arkadaşları olan tilki ve çakal, değişik desende iki ağaç görüp:

— Bunların ismini bilen var mı? diye sordu.

Çekirgeler:

— Biz biliyoruz! Okuduğumuz kitapta öğrenmiştik. Bu ağaçlardan birisi meşe, birisi kayın, onun yanındaki de gürgen ağacı, dediler.

Hep birlikte meşe, kayın ve gürgen ağaçlarını inceleyip yollarına devam ettiler. Birden tilki, çakal ve çekirgeler aniden durdu. Kazların derin bir çukura doğru gittiğini görünce hemen onları tuttular.

Kazlar şaşırarak sordu:

— Ne oldu kıymetli dostlarımız?

Çekirgeler:

— Önünüzde derin bir çukur var, oraya düşecektiniz. Çukura düşmeyin diye sizi hemen tuttuk, dedi.

Kazlar, böyle güzel dostları olduğu için çok sevindiler. Tilki, çakal ve kazlar; okulda aldıkları iyilik yapma eğitimini uygulamalı sahada göstermiş oldular.

Ağabey çekirge onları uzaktan takibe devam ediyordu. Kardeşlerinin ve arkadaşlarının birbirlerini tehlikelerden korumasına çok sevindi. Tam onları tebrik edecekti ki bir akbabanın pusu kurduğunu fark etti. Akbaba; kazları, çakalları, çekirgeleri ve tilkileri pusuya düşürüp ellerindeki yiyecekleri almak istiyordu.

Ağabey çekirge çok sessiz bir şekilde akbabanın arkasından yaklaştı ve akbabanın gözlerine polen sürdü. Akbaba birden her taraf karanlık olunca şok oldu! Tam kurduğu fileli tuzakla onları yakalayacaktı ki birden hareket etmek istedi ama nafile! Yerinden kıpırdayamadı.

Ağabey çekirge akbabanın yanına geldi. Akbaba şok olmuştu; "Kapan kurayım, pusu kurayım." derken kendi pusuya düşmüştü. Akbabanın korkudan çıkardığı sesi duyan çekirgeler ve arkadaşları, sesin geldiği yöne baktılar. Bir de ne görsünler? Ağabeyleri ve yanında gözleri polenle kaplanmış bir akbaba! Derhal yanlarına geldiler.

Ağabey çekirge, kardeşlerine ve arkadaşlarına tarihi bir ders vererek ekledi:

— Siz siz olun, her zaman tetikte, dikkatli ve uyanık olun. Tehlikenin nereden geleceği belli olmaz.

Akbaba, çekirgeye yalvardı:

— Ne olur beni kurtar!

Çekirge:

— Seni bir şartla serbest bırakırım, dedi.

Akbaba:

— Söyle, dedi.

Çekirge:

— Bundan sonra kimseye kötülük yapmayıp herkese iyilik yaparsan seni salarım, dedi ve onu serbest bıraktı.

Serbest kalan akbaba, büyük çekirgeye kendisini bıraktığı için teşekkür etti:

— Sen evine gidebilirsin. Ben bu çekirge kardeşlere ve arkadaşlarına zarar gelmesin diye burada nöbet tutacağım. Böylece ilk iyiliğimi yapmış olacağım, dedi.

Ağabey çekirge herkesle vedalaşarak ve dikkatli hareket etmelerini söyleyerek alandan uzaklaşıp evine gitti. Kardeş çekirgeler ve dostları tilki, çakal ve kazlar, kendilerine zarar gelmesin diye havada gözcülük yapan akbaba eşliğinde dere boyuna geldiler. Dere boyunda çeşit çeşit ağaçları gören çakallar, tilkiler ve kazlar hayret içinde etrafa baktılar.

Akbaba hemen atıldı:

— Bu ağaçları ben biliyorum. Şu gördüğünüz kızılağaç, şu üzerindeki meyvesi olan kestane, şu gördüğünüz ise ıhlamur, dedi.

Çekirgeler:

— Evet, kitapta okuyup öğrendiğimiz ağaçlar, diyerek tek tek ağaçları incelediler ve notlarını aldılar.

Biraz kestane ve ıhlamur toplayarak, akşam karanlığı çökmeye başlayınca evlerine dönme kararı aldılar. Hep birlikte ağaç isimlerini yerinde öğrenmenin verdiği huzurla yuvalarının yanındaki çayırlık alana geldiler. Karşılıklı vedalaşarak ayrıldılar. Tilkiler, çakallar ve kazlar ev ahalisine günlerini anlattılar ve evlerinin yolunu tuttular.

Çekirgeler hemen yuvalarına geçtiler. Ağabeyleri onları kapıda karşıladı. Günlerinin nasıl geçtiğini ve yanından ayrıldıktan sonra neler öğrendiklerini sordu. Çekirgeler; öğrendikleri meşe, kayın, gürgen, kızılağaç, kestane ve ıhlamur ağaçlarını tek tek anlattılar. Kestane ağacından topladıkları kestaneleri pişirdiler. Ihlamur ağacından topladıkları ıhlamur çiçeklerinden ise güzel bir ıhlamur çayı yaptılar. Afiyetle yiyip içtikten sonra erkenden uyudular.

Ertesi sabah erkenden kalktılar. Ağabey çekirgeyi yeni bilgiler avlaması için erkenden yolcu ettiler. Kardeş çekirgeler de ağabeylerinin arkasından dua ettiler.

________________________________________

İlyas DOĞRU / Şahmelek Mh. / Karacabey / BURSA


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 26

Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 26

İlyas DOĞRU İlyas DOĞRU