Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

1919 Havza Amasya Ve Erzurum

1919 Havza Amasya Ve Erzurum

1919 HAVZA, AMASYA VE ERZURUM


Evet, dediğim gibi kronolojiye dikkat edelim okurken. 


******


Mustafa Kemal Paşa 25 Mayıs 1919’da Samsun’un ilçesi Havza’ya geçti ve burada bir genelge yayınladı.  


Bu genelge önemliydi çünkü çok açık ve net bir şekilde İşgallere karşı direnileceği ortaya konuluyordu.


Maddelerini kısaca özetleyecek olursak:


• İzmir ve diğer bölgelerdeki işgallerin kınanması için her yerde büyük mitingler düzenlenecektir. 

• İstanbul Hükumetine ve İtilaf Devletleri temsilciliklerine işgalleri kınayan ve protesto eden telgraflar çekilecektir. 

• Mitinglerde düzen bozulmayacak, Hristiyan azınlığa karşı düşmanca tavırlar ve saldırılar kesinlikle önlenecektir. 

 • Müdafaa-i Hukuk (hakları koruma) cemiyetleri yaygınlaştırılacak ve millî teşkilatlanmaya hız verilecektir. 

• Orduların silah ve cephane gibi askerî teçhizatları kesinlikle teslim edilmeyecek, birlikler terhis edilmeyecektir. 


Havza’da Mustafa Kemal’in böyle bir genelge yayınlayıp bunu tüm askeri ve mülkî erkana göndermesi, Hemen peşinden de 30 Mayıs 1919’de Havza’da bir miting tertip etmesi üzerine İngiltere 6 Haziran 1919’da Osmanlı Hükumetine bir nota verdi ve Mustafa Kemal Paşanın geri çağrılmasını istediği gibi göz korkutmak için 67 Türk devlet adamı ve Aydınını Malta’ya sürdü. ( Yani gördüğünüz gibi Padişah olsun İstanbul Hükumeti olsun, Mustafa Kemal Paşaya karşı bazı girişimlerde bulunuyorsa bunu keyfinden yapmıyor. Ağır baskı var. Nitekim ileride bu baskıyı bizzat Mustafa Kemal ve Kuvay-i Milliyeciler de dile getiriyorlar. ) 


*Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa Havza’dayken 8 Haziran 1919’da Harbiye nezaretinden gelen bir telgrafta ‘’ Emrinizdeki İstimbotlaran biriyle acele İstanbul’a teşrif etmeniz gerekmektedir.’’ Denilerek geri çağrıldı.  


* 12-25 Haziran 1919’da artık Amasya’da olan Mustafa Kemal Paşa 14 Haziran’da direkt Padişah Vahdettin’e yazdığı telgrafta ona bugünün Türkçesiyle,


“Büyük milletin ve kutsal halifeliğin tek sağlam direği olan saltanatınızı Cenab-ı hak afetlerden korusun. Memleketimizin bugün uğradığı felaketlerin baskısı ve vatanın parçalanma tehlikesi karşısında, ancak yüce şahsınız başta olmak üzere milli ve mukaddes (kutsal) bir kudretin var olma haykırışı vatanı ve devlet bağımsızlığını ve milleti ve şanlı hanedanımızın altı buçuk asırlık yüce tarihini kurtarabilir.”


“Yüksek huzurlarınıza son defa kabul edildiğimde, İzmir acı olayından pek hüzünlü olan kalbiniz ve kurtuluş noktasına ait gönlünüze doğan düşünceleriniz bu anda bile hafızamda bütün canlılığıyla yaşamaktadır. Esin kaynağını, sizin bu samimi dileklerinizden alan azim ve imanla görevimi yapıyorum.” Diyordu. 



‘’Hoca Efendi bunları da nereden çıkarıyorsun?’’ Diye soracak olanlara hemen cevap vereyim: Cumhuriyet Gazetesinin seri yazılarında var yukarıdaki bilgiler. Oradan aldım kopyaladım. Ama asıl kaynak 14 Haziran 1919 Tarihli İrade-i Milliye gazetesidir.


Bu belgeye göre Mustafa Kemal Paşa, kendisini İstanbul’a geri çağıran padişaha hain dedi mi? Hayır.


Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal Paşanın bu telgrafına cevap verdi mi? Hayır.  


Ne yaptı peki?


*23 Haziran 1919’da Mustafa Kemal Paşayı 9. Ordu Müfettişliği görevinden azletti. 


Bu arada Mustafa Kemal de 9. Ordu Müfettişliği görevinden azledilmeden bir gün önce 22 Haziran 1919’da Amasya genelgesini yayınladı ve şöyle dedi:


 A-Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.

B- İstanbul hükûmeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.

C- Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

D- Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak millî bir heyetin varlığı zaruridir.

E-Anadolu'nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas'ta hemen millî bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.

F- Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.

G- Her ihtimale karşı bu mesele millî bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar.

H- Doğu illeri adına 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. O tarihe kadar öteki illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse Erzurum Kongresi'nin üyeleri de Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket ederler.


*Mustafa Kemal Paşa daha sonra 3 Temmuz 1919’da Erzurum’a geldi.



* 7-8 Temmuz 1919’da ise Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal Paşanın ordudan atılmasına onay verdi. 


Peki Mustafa Kemal Paşa, kendisini ordudan atıp elindeki tüm yetkileri alan padişaha hain dedi mi? Hayır.


Mustafa Kemal Paşa artık sivil bir vatandaştı. Sivil ve askeri hiç bir makama emir verme yetkisi yoktu ama 15. Kolordu komutanı Kazım Karabekir onu Erzurum’a çağırmıştı Erzurum’da toplanacak kongrede bulunması için. Dahası 10 Temmuz 1919’da Erzurum’da tutuklaması gerekirken ‘’ Ben ve kolordum emrinizdeyiz paşam.’’ Demişti artık paşa filan olmayan Mustafa Kemal’e. Dahası 23 Temmuz’da başlayan Kongrenin başına gelmesini sağlamıştı. [ Kaynak: Bizzat Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir anlattı bu olayı.] 


* Bu arada Erzurum’daki hareketlilikten kuşkulanan İngiliz Yüksek Komiserliği, Osmanlı Hükûmetine (Damat Ferit Paşa kabinesine) sert bir nota vererek Mustafa Kemal'in derhal görevden azledilmesini, tutuklanmasını ve İstanbul'a getirilmesini talep etmiştir.


*Bu nota üzerine Hükumet ve Padişah Vahdettin 29 Temmuz 1919’da emir gönderdi Kazım Karabekir’e ‘’ Mustafa Kemal ve Rauf Orbay’ı tutuklayıp İstanbul’a gönder.’’ Diye


*Kazım Karabekir estek dedi-köstek dedi, Mustafa Kemal Paşa’yı da Rauf Beyi de göndermedi ama ilginçtir ki Padişah da ‘’ Ulan sen benim emrimi nasıl yerine getirmezsin Kazım Paşa? Seni de görevinden azlettim. Memlekette paşa kıtlığına kıran mı girdi? Senin yerine bir başka paşa tayin ediyorum, hepinizi tutuklayıp İstanbul’a gönderecek ‘’ Demedi. Böyle bir şey aklının ucundan bile geçmedi.


Daha da ilginci yüzlerce Osmanlı Paşasından hiç biri, şehir, köy, kasaba yöneticileri de Mustafa Kemal’e ‘’ Sen kimsin yahu? Sen padişahın görevden kovduğu sivil bir adamsın? Neden sana uyalım?’’Demedi.


Bu arada unutmadan… Erzurum'da bulunan İngiliz Temsilcisi Yarbay Alfred Rawlinson, Mustafa Kemal’i tehdit etti ‘’ Burada kongre yaparsanız kuvvet kullanmak zorunda kalırız.’’ Diye… Mustafa Kemal de ‘’ Kongre kararı alınmıştır. Bundan dönüş yok ‘’ Deyince bilin bakalım ne oldu? 


İngilizler Kongrenin yapılacağı /yapıldığı Erzurum’a değil, Samsun’a asker çıkararak Samsun’un işgalini daha da ağırlaştırdılar.


İyi de Samsun’un suçu ne? Neden Erzurum’a asker çıkarmadılar da Samsun’a çıkardılar?


Ben anlayamadım senelerdir. Anlayabilen varsa bana da anlatsın. 


*Sonra Erzurum Kongresi bitti 7 Ağustos 1919’da.


Sonuç: Kongre bir Temsil Heyeti kurdu, başına da Mustafa Kemal’i geçirdi. 


Ve Erzurum Kongresi kararlarının 2. Maddesi:


ERZURUM KONGRESİ KARARLARI 2. MADDE: Osmanlı vatanının tamamiyeti ve istiklâl-i millimizin temini ve MAKAM-I SALTANAT VE HİLAFETİN MASUNİYETİ için Kuva-yı Milliyeyi amil ve irade-i milliyeyi hakim kılmak esastır. 


Ve ERZURUM KONGRESİ KARARLARININ 4. MADDESİ: 


‘’Hükümet-i merkeziyenin ( Merkezi hükumetin, yani İstanbul Hükumetinin ) bir tazyik-i düveli( Dünya devletleri baskısı ) karşısında buraları terk ve ihmal ızdırarında( çaresizliğinde ) kalması ihtimaline göre makam-ı hilafet ve saltanata merbutiyeti(Saltanat ve hilafet makamına bağlılıkları ) ve mevcudiyet ve hukuk-ı milliyeyi( Milli haklarımızı ) kâfil tedabir( garanti eden tedbirler ) ve mukarrerat( kararlar ) ittihaz olunmuştur. ( alınmıştır ) 



Mustafa Kemal Paşa, kendisini ordudan atan Padişah Vahdettin’e ‘’ Hain diyor mu? Hayır. Tam tersine , ‘’SALTANAT VE HİLAFETİN MASUNİYETİ ( Dokunulmazlığı) korunacaktır.’’ Diyor. 


Başka iki önemli husus daha var:


1- Erzurum Kongresi kararlarının 2. Maddesine bir daha bakarsanız Mustafa Kemal Paşanın ‘’ Türk Vatanı ‘’ değil de ‘’ Osmanlı Vatanı ‘’ dediğini görürsünüz. 


Görürsünüz de ne olur?


Bunu Osmanlı karşıtlarının gözünün içine sokarsınız ama anlarlar mı ‘’ Osmanlı Vatanı ‘’ demenin ‘’ Türk Vatanı ‘’ demek olduğunu? Hiç sanmıyorum. 


2- Ben emekli olana kadar yani 2006 Senesine kadar Erzurum Kongresi kararlarının ikinci maddesi T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitaplarında ‘’ Kuvay-i Milliyeyi etken, Milli İradeyi Hakim kılmak esastır. ‘’ Olarak geçerdi. Yani o madde kuşa çevrilmiş olarak yer alırdı ders kitaplarında. 

*****

Sivas  kongresi  ile  devam  edeceğiz.


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
1919 Havza Amasya Ve Erzurum

1919 Havza Amasya Ve Erzurum

Sami  Biber Sami Biber