Bugün Bu Makamı İşgal Eden Zat Bu Millet Ve Memleket İçin Hain Bir Adamdır
BUGÜN BU MAKAMI İŞGAL EDEN ZAT BU MİLLET VE MEMLEKET İÇİN HAİN BİR ADAMDIR
Şimdi tüm okuyanların merak ettiği bir soruya cevap vererek başlayayım:
Mustafa Kemal Paşa, -Sevr’i imzaladığına inandığı halde- neden 25 Eylül’e kadar Padişah Vahdettin’e hain demedi?
Diyemezdi ki.
13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelmiş olan Mustafa Kemal Paşa, arkadaşı Fethi Okyar ile Minber adlı bir gazete çıkarıyordu. Daha doğrusu zaten var olan bu gazeteye kendisi de ortak olmuştu ve işte o gazetede 17 Kasım 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması ve İngiliz İşgali ile ilgili değerlendirme yaparken ( ‘’Mustafa Kemal Paşa ile Mülakat’’ başlığı altında )aynen şunları demişti:
“İngilizlerin, Osmanlı ulusunun özgürlüğünü ve devletimizin bağımsızlığını gözetmede gösterdikleri saygı ve insanca davranış karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı ulusunun İngilizlerden daha hayırlı bir dost olamayacağı kanısıyla duygulanmaları pek doğaldır.”
İngilizlerin Osmanlı ulusunun özgürlüğüne gösterdiği hassasiyet mi?
Aynen öyle diyor Mustafa Kemal Paşa.
İngilizler ve hayırlı dost?
Ben değil, Mustafa Kemal Paşa diyor.
İngilizlere ‘’ Hayırlı dost diyen ve bu arada Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamış olan Rauf Orbay’ı yanından ayırmayan Mustafa Kemal Paşa, Sevr Antlaşmasını imzalayan( ki imzalamamıştır ) Padişah Vahdettin’e nasıl hain diyebilirdi ki?
‘’Ama dedi.’’ Diyorsunuz değil mi?
Evet dedi. Demesine dedi ama Sevr’i imzaladığı için değil. Yolunda engel gördüğü için hain dedi.
Neyse.. 25 Eylül 1920’yi anlatalım sanırım mesele daha net anlaşılacak.
TBMM Genel Kurulu
YETMİŞ İKİNCİ İN’İKAT ( Birleşim )
25 Eylül 1336(1920) Cumartesi
İkinci Celse Açılma Saati: 2.20
REİS: Reis-i sâni( İkinci başkan ) Vehbi Efendi Hazretleri
KÂTİP: Haydar BEY (Kütahya)
REİS — Celse-i hafiyi(Gizli oturumu) açıyorum. …….
2. — MÜZAKERE EDİLEN MEVAD(Görüşülen maddeler ) 1. — Hilâfet mevzuu ve İstanbul Hükûmeti ile noktai nazar( Bakış açısı ) üzerinde anlaşmak üzere gelmiş olan heyetler hakkında.
• Önce oturumun gizli olup olmaması konusunda ufak bir tartışma olsa da sonunda gizli olmasına karar verilir.
Yahu iyi de nedir bu hilafet mevzuu? ( konusu )
Efendim, Meclis bir taraftan da yeni bir anayasa yapmanın hazırlıkları içindedir ve bazı mebuslar bu yeni anayasada Halifenin yerini merak etmektedirler. Bu sebeple de…
BASRİ BEY (Karesi) — Efendim, makamı riyasete( Başkanlık Divanına ) takdim ettiğimiz bir takrirde (önergede ) mazbatanın münasip bir yerine; “Makam-ı hilâfet(hilafet makamı ), esaretten tahlisinden( kurtulduktan sonra ) sonra, vaz-ı meşruunu ahzeder.( Kendisine helal- meşru kılınan hakkı alır.” tarzında bir madde ilâvesini rica etmiş idik.
Sanırım mesele anlaşıldı. Bazı mebuslar kendilerince halifenin ( aynı zamanda padişahın ) meşru, kendisine helal kılınmış olan haklarını( yani egemenlik, devleti yönetme hakları ) düşman karşısında zafer elde edildikten sonra da devam ettirmesi gerektiğini düşünüyorlar.
Sonra başlıyor halifeliğin nasıl doğduğundan Osmanlı Padişahlarına geçişine kadar oldukça uzun bir Hilafet Tarihi ve hilafetin kutsallığı üzerine konuşma
Sonra ufak tefek ‘’ Hilafete karşı mısın ?’’ ‘’ Hilafete karşı olan yok’’ üzerine hafiften tartışmalar ( Öyle çok önemli değil.)
Bu arada Tunalı Hilmi Bey tartışmayı alevlendiriyor
TUNALI HİLMİ BEY (Bolu) — Arkadaşlar, bu noktadan Cenabı Hak âdil, âkil, kâmil bir padişah, bir Halife-i Müslimin maatteessüf muahedeyi imzalamakla kendi kendilerini hal( tahttan indirdiler ) , ettiler. (Gürültüler) [ Yani diyor ki: Sizin o adil, akil, kamil dediğiniz padişah üzülerek söylüyorum ki muahedeyi ( Sevr Antlaşmasını ) imza ederek kendi kendisini tahttan da saltanattan da indirdi. ] { İlk kez padişahın Sevr’i imzaladığı dile getiriliyor ama gördüğünüz gibi bu görüşe karşı olanlar var. Gürültüler o yüzden}
MESUT BEY (Karahisar-ı Şarki) — Bahse hacet yoktur. Padişah kim olacak diye burada bahse hacet yoktur. Bilâhare mevzubahs olacak, padişah kim olacak? O, vaziyet tahakkuk ettikten sonra hallolunacak bir meseledir. Binaenaleyh bu hilâfet meselesi yalnız Türkiye’ye ait değil, belki üç yüz milyon İslâm’a aittir.
REİS — …….. Efendiler; üç yüz milyonu bize rapteden(bağlayan ) bir meseleyi burada müzakere etmek caiz değildir. Bugün Hindistan bizi İslâmiyet nokta-i nazarından müdafaa ediyor.
BİR MEBUS BEY — Yanlış hareket ediyorsunuz. Kaldıracağız, din yok...
Evet, ‘’Kaldıracağız, Din yok ‘’ diyen mebus da bu mebusun neyi kaldırmanın peşinde olduğu da ‘’Din yok ‘’ derken devamında bir şeyler deyip demediği de zabıtlarda yok maalesef.
Derken Mustafa Kemal Paşa söz alır. Konuşması sırasında sık sık sorulan sorulara ya da itirazlara cevap verir ve nihayet bahsi geçen konuşmayı yapar:
[ Konuşma oldukça uzun. O sebeple mümkün olduğu kadar özetleyerek alacağım ama ‘’ Ben bu zabıtların tamamını okumak istiyorum.’’ Diyene KAYNAK: https://acikerisim.tbmm.gov.tr/server/api/core/bitstreams/d46edaa8-88e6-4c7a-9b4c-e6c218322690/content]
Evet, işte o konuşma:[ linkini verdiğim kaynakta 157. Sayfada ]
-MUSTAFA KEMAL PAŞA (Ankara )---‘’Hilâfet ve saltanat mahfuziyeti( korunması) zaten birinci esasımızdır. Hakikaten düşündüğümüz halâs-ı hakikiye vusul için( gerçek kurtuluşa kavuşmak için ) , arzettiğim veçhile makam-ı hilâfet ve saltanata olan merbutiyetimiz(saltanat ve hilafet makamına olan bağlılığımız) ve o makamın bütün şerait-i lâzimesiyle mahfuziyeti( gerekli şartlarıyla korunması ) birinci esasımızdır. Bu, İslâm dünyasının istinatgahı( sığınağı ) olan rabıta-i hakikiyesini tesise( Gerçek bağlılığını kurmaya ) birinci derecede medar olan( Fayda sağlayan ) bu makamı ihmal etmek hiçbir vakitte kâr-ı akıl değildir. Ve bunu bizden zorla almak mümkün değildir. Gayeye vusul( ulaşmak ) için arz-ı ihtiyaç(ihtiyaç duyduğumuz ) ve iftihar eylediğimiz kuvvetler birinci derece İslâm dünyasıdır. Bu İslâm dünyasının ikide birde Meclis-i Âlinizin hilâfet ve saltanat, halife ve sultan meselesiyle iştigal etmesinde( meşgul olmasında ) mehazir( Mahzurlar, sakıncalar) vardır. Bu mahzurları şimdiye kadar fiiliyatiyle(uygulamalı bir şekilde ) gördük.
Bunu bizden zorla almak isterlerse her türlü mücahedeyi( cihadı-çatışmayı) yaparız, ikide birde Meclis-i Âlinizin bu mesele üzerinde müzakere ve münakaşa açması caiz değildir kanaatindeyim.
BUGÜN BU MAKAMI İŞGAL EDEN ZAT BU MİLLET VE MEMLEKET İÇİN HAİN BİR ADAMDIR. (Alkışlar) Müsaade buyurunuz beyim. Hain bir adamdır. (Alkışlar, bravo sadaları) Meclis-i Âlinizde şimdiye kadar pek büyük ve cidden tarihî cüretler gördük. MAATEESSÜF ( ÜZÜLEREK ) SÖYLÜYORUM Kİ MAKAM-I SALTANAT VE HİLAFETİ ( SALTANAT VE HALİFELİK MAKAMINI ) İŞGAL EDEN ZAT (PADİŞAH VAHDETTİN ) BU MİLLET İÇİN HAİN BİR ADAMDIR.’’
********
Sonra ne oluyor? Yani 25 Eylül 1920’de TBMM’deki görüşmeler nasıl bir sonuca bağlanıyor?
Kısaca izah edelim:
BASRİ BEY (Karesi) — Efendim; maksadımızı arzettik. Bu mesele ile zaten iştigal etmiyoruz.(meşgul olmuyoruz) Böyle bir maddeye böyle bir maddenin ilâvesini tasavvur ettik. Onun için takdim ettik. Mademki böyle bir mahzur-u siyasî vardır(siyasi sakınca vardır ), biz de vazgeçiyoruz.
MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ (Devamla) — Yani biz kabul ediyor ve herkese de ispat ediyoruz ki makam-ı hilâfet ve saltanatı biz de hiçbir vakit başımızın üzerinden atamayız
Ve bazı konuşmalardan sonra sonuç:
REİS — Efendim müzakere kâfi( görüşme yeter ), takrir(önerge ) sahibi beyefendiler de takrirlerini geri alıyorlar. Şu halde Paşa Hazretlerinin beyanatını kâfi görerek celse-i hafiye nihayet verilmesini kabul edenler lütfen el kaldırsın! Kabul edildi efendim.
…………….
Şimdi…
Bazı tarihçiler der ki: ‘’ Mustafa Kemal Paşa, gücü eline kadar Padişah Vahdettin’le iyi geçindi, hatta ona adeta yaltaklandı, yağ çekti ama gücü eline alınca ‘’ hain ‘’ dedi.
Gördüğünüz gibi alakası yok. 25 Eylül 1920 Tarihi itibariyle Mustafa Kemal’in Milli Mücadeleye, ya da Kurtuluş Savaşına ait olan tek bir zaferi bile yoktu ki.
Of yaaa… Bir de Kurtuluş Savaşı mı, Milli Mücadele mi konusu vardı değil mi? Bırakmıyorsunuz ki sadece Vahdettin’in hain olmadığı konusunu anlatayım. Hep araya başka konular giriyor.
Gelecek bölümde o bahsi de ele alalım. Tabii ki
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.