Tarih Erozyonu
Toprak erozyonunda nasıl verimli toprak kaybolursa, tarih erozyonunda da bir milletin hafızası kaybolur.
Tıpkı
1931’de yaşanan o elim arşivcilik ihmali gibi
1931’de İstanbul Defterdarlığı Maliye Arşivi'ndeki Osmanlı dönemine ait çok büyük miktarda evrak, tarihî belge olarak değil, “lüzumsuz” ve yer kaplayan kâğıt olarak değerlendirilip hurda fiyatına Bulgaristan’daki bir kâğıt fabrikasına satılmış
Ve Devlet Arşivleri'nin kendi yayımlarında da bu olay açıkça anlatılmakta.
Arşiv belgeleri kaybolursa,
Tarihî eserleri yok olursa,
Eski yazılar okunamaz hâle gelirse,
Sözlü ve kültürel miras aktarılmazsa,
Geçmişe ait bilgiler unutulursa,
o toplumun fertleri ve tarihi nasıl geleceğe güvenle taşınır
Söyler misiniz Allah aşkına?
Üstelik bu tarih erozyonunda mesele yalnızca “kâğıt satıldı” denecek kadar da basit değil maalesef
Belgeler Sirkeci'den vagonlarla Bulgaristan'a gönderiliyormuş. Durumu fark eden İbrahim Hakkı Konyalı ve Muallim Cevdet gibi isimlerin girişimleriyle olay duyulmuş;
Bulgar makamları da belgelerin tarihî değerini anlayınca kâğıt hamuru yapılmasını engellemiş. Türkiye daha sonra diplomatik yollarla geri istemeye çalışmış ve belgelerin bir kısmı Türkiye'ye dönmüş; önemli bir kısmı ise Bulgaristan'da kalmış.
Daha çarpıcı tarafı şu: Bulgaristan'da kalan belgeler sonradan tasnif edilmiş. Devlet Arşivleri'nin verdiği bilgilere göre burada yaklaşık 1,5 milyon civarında belge bulunuyormuş ve bunlar 15.–19. yüzyıllar arasındaki timar, vakıf, tersane, yeniçeri, maliye ve başka birçok alana ilişkin bilgiler içermekteymiş.
Yani mesele yalnızca birkaç sandık eski evrakın kaybolması değil. Bir devletin hafızasının, kendi arşivinde “değersiz kâğıt” muamelesi görmesi.
Çok yazık doğrusu
Bu işin ironik tarafı ise Türkiye'nin “değersiz kâğıt” diye gönderdiği belgelerin tarihî değerini Bulgar makamları fark edip korumuş
Bu bile hadisenin ne kadar hazin olduğunu tek başına anlatıyor
Vah ki vah.
Ondan sonra kalkar birileri 'Osmanlı yok şöyleydi, yok böyleydi, cahildi,harem kölesiydi" diye cehalet üfürüklerini dillerine pelesenk ederler.
Kaybolmuş gerçekler ve yeniden oluşturulmuş yalanlarla iftira etmeyi karakter zannederler.
Ecdadına bilip bilmeden dil uzatanlar şunu unutmasınlar
Geçmişine top atanın
Geleceğine gülle atarlar.
Vesselâm
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.