Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Bile Bile Yalan Söylüyorlar Ve Utanmıyorlar 1 Bölüm

Bile Bile Yalan Söylüyorlar Ve Utanmıyorlar 1 Bölüm

BİLE BİLE YALAN SÖYLÜYORLAR VE UTANMIYORLAR -1. BÖLÜM - 


Önce böyle bir yazıyı neden kaleme aldım oradan başlayayım.


Efendim, Face Book’ta sık sık karşıma çıkan bir site var. Adı: Kur’an Muhammed’in Uydurmasıdır.


Bu sayfada yazanların işi gücü, derdi, davası kendi mercimek kadar beyinleriyle Kur’an’ın Allah kelamı olmadığını ispat etmeye çalışmaktır. 


İşte bu sapıklar geçenlerde şöyle bir şey paylaşmışlardı:


KUR-AN''IN BENZERİ YAZILDI


‘’Yoksa, Onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: Eğer sizler doğru iseniz Allah'tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırın da (hep beraber) onun benzeri bir sûre getirin.’’ [ Yunus Suresi 38. Ayet ]


‘’İslamiyetten ayrılan iki Arap, benzeri yazılamaz denilen Kuran' ın bir benzerini yedi yıllık uğraş sonucunda yazmayı başardı. Böylece bin dört yüz yıllık "Kuran'ın bir Sure'sinin bile benzeri yazılamaz" mitosu çökmüş oldu. The True Furqan, Türkçe de Gerçek Furkan (doğruyu yanlıştan ayırt eden) anlamına geliyor. 366 sayfa olan The True Furqan, Arap Dili ve Edebiyatı profesörlerinden de geçer not aldı.’’


Bu paylaşımda bahsi geçen The True Furqan adlı kitaba tekrar döneceğim ama hemen belirteyim: Kur’an’ın, Kur’an’daki sure ve ayetlerin benzerlerini yazmak iddiası bugün ortaya çıkmış bir mesele değildir. Hatta ilk kez bizzat Hz. Muhammed (S.A.S) Hayattayken ortaya çıkmıştır.


Mesela Hz. Muhammed’e ‘’ "Allah'ın Resulü Müseylime'den, yine Allah'ın Resulü Muhammed'e... Sana selam olsun. Ben, seninle birlikte peygamberlik vazifesine ortağım. Yeryüzünün yarısı bize (kendi kabilesi Beni Hanife'ye), yarısı da Kureyş kabilesine aittir. Ancak Kureyş haddini aşan bir kavimdir.’’ Diye mektup yazıp bir yerde ‘’ Gel iki peygamber olarak dünyayı paylaşalım, aç gözlülük yapıp tamamına konmaya çalışma ‘’ demeye getiren yani Peygamberimize kendi aklınca rüşvet teklif eden yalancı Müseyleme, bu teklifi reddedilince kendi peygamberliğini kabul ettirmek için başladı sureler uydurmaya 


Mesela?


   

FİL SURESİ: "Fil, nedir fil? Filin ne olduğunu sana ne bildirdi? Onun hurma lifinden ip gibi bir kuyruğu ve uzun bir hortumu vardır. Bu, Rabbimizin yarattığı azıcık bir şeydir."


EKİN VE EKMEK SURESİ: "Görünen ekinlere, onu alabildiğine biçenlere, buğdayı savuranlara, onu değirmende öğütenlere, fırında pişirenlere, sonra onu yağlayıp ufalayarak yiyenlere andolsun ki..." 


KEÇİ SURESİ: "Andolsun keçiye ve onun sütüne. Keçi siyah, ancak sütü beyazdır. Şüphesiz ki bu, ibret verici bir durumdur.


Mesela kendisi gibi yalancı bir peygamber olan Secah Binti Haris ‘’ Madem peygambersin, bana peygamberliğini ispat edecek bir sure söyle’’ deyince hemen yapıştırdı:


KURBAĞA SURESİ : "Ey kurbağa kızı kurbağa! Ne diye vak vak edip, nak nak edip duruyorsun? Yukarın suda, altın balçıkta (çamurda). Sen ne suyu bulandırabilirsin ne de içene engel olabilirsin. Yarasa sana ölüm haberini getirinceye kadar yerde bekle!" 


[ İşin ilginci bu sure(!) Secah’ı ikna etti ve 25 Yaşındaki Secah, 80 yaşındaki Müseylime’nin evlenme teklifini kabul etti. Müseylime de Secah’ın mehiri olarak sabah ve yatsı namazlarını kaldırdı. ]



Amr İbnü’l Âs ‘’ Bana bir sure oku ki senin peygamber olduğuna inanayım.’’ Deyince başladı okumaya:


VABR ( YABAN FARESİ ) SURESİ: "Ey Vabr! Ey Vabr! Sen sadece iki kulak ve bir göğüssün. Geriye kalan kısmın ise kazmak ve oyuk açmaktan ibarettir."


Amr İbnü’l Âs başladı gülmeye. ‘’ Vallahi sen de biliyorsun yalancı olduğunu ama ne yazık ki bildiğin halde yakanda ısrar ediyorsun.’’ Dedi. 


Evet, ilginçtir ki bazı insanlar söylediklerinin yalan olduğunu kendileri de bilirler ama yalan söylemekten kendilerini alıkoyamazlar. Yalan onların iliklerine işlemiş bir davranış şeklidir.


Neyse…


Kur’an’ın benzerini yazmak, onun gibi yazmak, ondan daha güzelini yazmak gibi sapık gayretler daha sonraki yüzyıllarda da oldu. 


Mesela  


* Kelile ve Dimne adlı eseri Arapçaya çeviren İbnü’l Mukaffa, Muarazatü’l Kur’an adlı eserini Kur’an’a nazire olarak yazmaya başladı ama Hûd Suresi 44. ayetinin ("Ey yeryüzü! Suyunu yut..." ayeti) belağat ve edebi üstünlüğü karşısında kendi yazdıklarından utanmış, acizliğini kabul ederek yazdığı taslakları imha etmiştir. ( Yani bu, söylediği yalandan utanmıştır. ) 



*Ebü'l-Alâ el-Maarrî tarafındn yazılan El-Fusûl ve'l-Gāyât ( Bölümler ve gayeler ) adlı kitap esas itibariyle sahte bir Kur’an ortaya çıkartmak amacıyla yazılmış olmasa da dönemindeki ve sonraki pek çok eleştirmen bunu Kur'an'ın üslubuna bir nazire (taklit/meydan okuma) olarak yorumlamıştır


*Mütenebbî Arap dünyasının en büyük şairlerinden biridir. Gençlik yıllarında peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmış (lakabı zaten "Peygamberlik taslayan" anlamına gelir) ve kendisine vahiy geldiğini öne sürerek Kur'an ayetlerine benzer kafiyeli, mistik metinler okumuştur. Hapse atıldıktan sonra bu iddialarından vazgeçip sadece şairliğe odaklanmıştır. Müseyleme bin Kezzap gibi bunun da bir sahte Kur’an kitabı yoktur. 



Daha sonra aradan asırlar geçmiştir. Bu geçen asırlarda mutlaka yine Kur’an’ın benzeri ya da ondan daha güzel olmak iddiasıyla yazılmış kitaplar olmuştur, sahte peygamberler gelmiştir ama işin doğrusu yakın zamanımıza kadar başka isim tespit edemedim. 


Tespit edebildiklerim ise şunlar:


Kimler, gelecek bölümde.


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Bile Bile Yalan Söylüyorlar Ve Utanmıyorlar 1 Bölüm

Bile Bile Yalan Söylüyorlar Ve Utanmıyorlar 1 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber