Sessizliğin Ötesi
SESSİZLİĞİN ÖTESİ
Susturdun içimdeki o deli, o hırçın fırtınayı nihayet,
Dudağımda yarım kalan o son hecenin dumanı tütüyor şimdi.
Hangi kapıyı çalsam ardında o bildik "ya evde yoksan" telaşı,
Ömrümü bir kumarda tüketen o hayırsız zarların sızısı var.
Sen pazar yerinde sevdaları ucuza satıp giden umarsız,
Benim payıma bu sessizliğin ötesinde gururumu emzirmek düştü,
Vurgun yemiş bu kalbin infazını kendi ellerimle ertelemek düştü.
Gözlerin katilim olmuş da sanki müebbet biçer bu cana,
Hangi kadehe doldurduysan gençliğimi, o anda çatlıyor cam.
Kaderi avucuma bir kördüğüm diye fırlatıp gittiğin o günden beri,
Kırdığın o sinede ben darmadağınık hatıraları demlerim her gece.
Mertçe sevemedin ya, namertçe olsun bu cepheyi terk edişin,
Arkamdan ağlarsın da iş işten geçmiş olur o sahte saraylarında,
Bilmezsin ki bu sitemin ağırlığı tek bir nefeste yutuyor saltanatını.
Arındım gurura yakışmayan o amansız hesaplaşmaların tortusundan,
Şimdi hangi sinede yalan oluyorsa senin o göz boyayan gülüşün.
Korkmuyorum artık bu yalnızlığın sinsi, o hoyrat uçurumlarından,
Çünkü ben o aşk yangınının tam ortasından, o yangın ateşini geçtim.
Kiralık rütbelerin değil, sadece bu dik başlı rızanın safındayım,
Yalnızca kâinatın sahibinin önünde eğilen bu mağrur başımla,
Sözlüklerin bittiği o hakiki çizgide, kendi doğrumla asilce kalacağım.
Mehmet Aluç
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu