Koca Bir Coğrafyanın
Koca Bir Coğrafyanın
Beşikler vermişim Nuh nebiden beri,
Koca bir coğrafyanın suskun oğluyum.
Sen dağ başlarında açan bir lale çiçeği,
Gözlerin Fırat'ın en hırçın, en deli suyu.
Biz seninle akşamlara sığmayız artık,
Arkamızda paramparça bir gençlik sızısı,
Önümüzde jandarma dipçikleri ve karakollar.
Sen sıcak odalarda uykular derlerdin,
Benim payıma ise bu rüzgârlı kör kuyular,
Bu zifiri gecelerde diş bilemek düşerdi...
Yiğitlik kurutulmuş bir ekmek gibi masada,
Biz açlığı sarı tütünle geçiştiren çocuklarız.
Hangi dağın ardına baksam bir pusu,
Hangi patikaya sapsam namlu sesleri.
Mektupların gelirdi çok sonra, kenarı yanık,
Okurken içimdeki fırtınalar kopardı.
Biliyorum unuttun o kerpiç duvarları,
O dam fenerlerinin altında kurulan hayalleri.
Şimdi beton şehirlerin yalan aynalarındasın,
Gözlerin o lüks vitrinlerin ışığını emiyor,
Oysa bu dağların fermanı bizimle yazıldı...
Ucuza satmadık biz bu fırtınalı ömrü,
Arkandan çok ağladık ama namertçe değil.
Şimdi hangi rüzgâr esse kokun gelir uzaktan,
Pencerene vuran o sert balkan ayazı,
Benim sana dağlardan gönderdiğim selamımdır.
Aynı gökyüzünün altında iki kaçaktık sadece,
Biri saraylarda mahkûm, diğeri uçurumlarda hür.
İstesen de silemezsin bu kanlı tarihi,
Zemheri anıları pas tutmaz usta.
Ben dur demeden durmaz bu hırçın yürüyüş,
Biz bu toprakların en delikanlı mısralarında,
Sonsuza kadar böyle mertçe kalacağız...
Mehmet Aluç
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu