Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

İki Cihanda da Aziz Ol Sen Sevgili Yabancı



Ülkümde saklı ülkemsin ve bayrağım ve servetim.

Tekil hecelerimde saklı o gizemli nefersin nefesim

Yettiğince avazım çıktığınca kendimce sevdiğim

Maviden olmalı ülkeler

Rengi yeşile dönen çiçekler

Siyahı diskalifiye ettiğim

Kara deliğin dahi sonlandığı o dar ve uzun tüneller…


Sevgiyi ülkem bildim yüreğini ise cennetim ve her ne kadar bilsem de senin için anlam ifade etmeyen aşkın neşrini ben önce bir nesre serilip silkelerken düşlerimi bir şiir olup da konarım çatına.

Azadesi evrenin kıtlıktan çıkmışçasına hem de kolayca sevebildiğim.

Başı bir masal gibi başladı hayatımın recminde bir resme denk düştüm yüreğin külünde bense gül olmanın m/eziyeti ile önce dalımı eğdim sonra dikenlerimi batırdım en derinime ve tam da dökecekken yapraklarımı…

Azıtan iblis.

Zalim ve tayfası.

Bense bir başıma senden ötesi dost başına.

Yalnız bir iklimde açan gonca idim ama tanıklığında meleklerin söz vermişken de solmayacağıma dair canım anneme.

Soldu tüm çiçekler.

Annemse bir yıldız gibi kaydı.

Bense hala yerinde başı dik…

Lanetini üfürendi iblis.

Kolluk kuvvetleri dahi iş başında ve çıktım yola bir başıma.

Ve hikâyemiz o gün başladı.

Sebepsiz.

Niyetsiz.

Mesnetsiz diyemem ama itibar ettiğimdin sen.

Yoksun kılındığım ne varsa ve işte yüreğimi koyduğum o boş sepete bir tekme derken bir tekme daha savrulmuşken…

Yalnızlığımı ise bitirendin.

Sadece bir renk.

Sadece bir duygu değil belki de varlığımın uyruğu.

Ulağımdın.

Uzantım.

Umarsız iken en başta ve bir gün ansızın uyandım.

Sevgi de saygı da bir arada ve güven duygusu.

Ve ritmik bir şarkının nakaratı gibi şiirin de gelmişken uykusu.

Ve bir şişe suyu boca ettim şiire.

Şiir de ne şiir ama.

Yalnızlığın ve derdest edilmiş varlığımın hicabı.

Bir kesir.

Bir deste gül.

Bir de şaibeli söylemler artık kim ise atan tutan hakkımda.

Bense ç/ağlayan bir nehir.

Ve şarlatan rüzgâr.

Korunaklı dünyamın yerle yeksan edildiği.

Şivesi olmayan bir ağız.

Bir hüzün cetveli.

Kerrat cetveli dahi dağılmışken benim dağınıklığım ne ki?

Uykusuzluğun da esiri olmuşken.

Şair ise öznesini bana devretmişken.

Bir cadde bir sokak ve öteberisi hayallerimin kırık bir kulp kapalı bir sandık ve bomboş bir yürek ki o yüreği asla dolduramayacak olmamın güvencesi ile yalnızlığıma sadık.

Konuşmakla susmak arasında bir yerde.

Bir gölge değil.

Bir ağaç dibi hiç değil.

Şehrin tam da ortası ve merkezi.

Merkez-kaç kuvvetine ihanet ettiğim ve aşkın çekiminde içimdekileri uzay boşluğuna silkelediğim ve yeniden dolan yüreğimin haznesi.

Şehrin tam da ortası.

Artık kimin nesi ise aşk ve şaibeli bir duyguyu talan eden özlem misali.

Bir gün.

Bir ay.

Bir sene.

Ve daha da sonrası.

Sessizce serildiğim.

Sessizce dualarımı serptiğim.

Tıpkı şairin deli kızın türküsü şiirinde olduğu gibi:

‘’Elimi uzatsam, tutamasam

Olanca sevgimi yalnızlığımı

Düşünsem hayır düşünmesem

Senin hiç haberin olmasa

Senin hiç haberin olmaz ki

Başlar biter kendi kendine o türkü’’ (Alıntı)

Kendi kendine başlayan ve biten bir masal oysaki benim masalım henüz bitmedi ki yeni başladığım bir hayatın konçertosu iken fondaki sessizlik ve bükülmeyen bileğimi de öpmüşken iblis ve müridi.

Kendi kendine doğan ve büyüyen bir hikâye kahramanı iken bu masalın devindiği eksendeki aşk…

Haberinin dahi olmadığı.

İyi ki de…

Sadece bir masaldan da öte ne de olsa şiirlerde yaşanır sevda himayesinde s/onsuzluğun Yaratanın da damgasını ve mührünü vurduğu…

İki cihanda da aziz ol, sen sevgili yabancı…



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

İki Cihanda da Aziz Ol Sen Sevgili Yabancı

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY