Varsın Olsun Durduk Yere Seveyim Seni
Bir laneti giyindirdi zaman ve ıssızlığın kulpuna ekledi gözyaşımı:
Tenha bir şehrin çöken avurtlarına kondum sonra
Sonra…
Issızlığı ikram etti aşkın balyalarına eklenti misali
Bir rengi küredi Tanrı
Sonra insanları biledi
Haşmetli aşklar bulvarında bir yetim sancı
Rengin en güzeli
Bense çatık kaşlı bir yabancı
Mehter marşında gezindiğim dünya telaşı
Ölmedi lanet ölmedi insan
Ölmedi nefret…
Diz boyu renkler
Diz boyu duygular
Rabbin kutsadığı bir rengin doğasında doğmuştum ben
Renklerin en güzelini altın tepside sunan
Bilemedim oysa bilemedim aldatılmışlığımı
Sever görünen nice insan
Ruhlarında damga
Yâdlarında anı
Yârim diyeceğim kimse de yoktu hani
Ah ettiğim bir ömür
Yeltenmeden hataya
Doğru bildiklerim ve kader
Keder ise baş sırada
Geçiş hakkı tanımadığı kadar aşka vefaya
Ulemasıydım oysaki aşkın
Tabanları yanan bir yatır misali arşınladığım
Ayyuka çıktığı kadar hadiseler
Ayırdında olduğum neler yoktu ki heybemde?
Bir renk
Bir rüya
Bir de hayal
Ederim olduğu kadar
İçlendiğim kadar hayatın gerçeklerinde
Duygularım aşikâr
Yol aldığım alamadığım
Heder ve eder denilen mefhumların karalandığı
Acımla hemhal
Umudun da yerleşkesi
Çıbanbaşı karanlığın soytarı hanesi ve izdihamı
Oysaki sevgi bilmiştim ben koca kâinatı
Mevsim muktedir
Acılarda saklı ukdeler
Mevsim yaralı şair ise kayıp
Ayıp olmasa gerek sevmeler
Yola çıktım yolda kaldım kalalı
Rabbimin Sığınağı dualar
Yürü ya kulum dedi ya bir kere
Esefle kendime söylendiğim kadar hatta çok ötesi
Yürek ki devasa bir hangar
Varsın olsun durduk yere seveyim seni…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu