Oyuncak Vedalar
Kör saatlerin avuçlarında pas tuttu ikindiler
Unutulmuş çekmecemde akşamların soğuk hüznü ..
Unutulmuş çocukluğum kokuyor uzaklığın
Gönlümüzün mesafesinde devran iki büklüm
İklim yaprak dökümü
Sevgilim;
Eskimiş haneler gibiyim sensiz
Gözlerimde rutubet
Yanaklarımda isli hatıra geçitleri...
Gaz lambası hüznünde bulutlar
Mektuplar ucu yanık...
Çay buharında yıllandıkça sevda
Köreldi kalemim ucu
Kelam kelam anlattıkça seni yağmura
Yitirdi aklını karanlık
Belirdi görkemli şafak
Sevgilim;
Sensiz lahzalar hafta, günler ay
Kurudu bekleyişlerimin takvim yaprakları...
Pirinç kapı tokmaklarında sarardı sevda
Soldu sandık kuytularında vuslat...
Gramofon iğnesinde takılı akşamlar
Rüzgâr sızı ve efsun bakışlı
Sayıkladıkça adını toprağa
Küflendi cümle vedalar
Sevgilim;
Karış karış yitirdi dolunay güzelliğinden
Perdelerin hafızasında kaldı gölgende gölgem
Virdini unuttu saatler
Vitrayların gözbebeklerinde hasret damladıkça
Biriktirdiğim bütün vedalar büründü kâğıda
Kıvılcım kıvılcım yok olur iken zaman
İçimde yokluğun kırık bir plak
Kursağımda sahipsiz çığlıklar...
Ebru desenli düşlerimde sesin yıldırım
Kök saldı porselen avucunda mor menekşeler...
Bakır rüyalar süzülürken hüznüm saçaklarından
Yalnızlığımın künyesini kazıdım parmaklarına
Buselerim okşarken avuçların asumanını
Sensiz uymadı gönlüm kilidine hiçbir anahtar
Çömlek taslarda soğudukça ömrüm
Gönlün eşiğinde çürüdü ihtimali vuslat
Sandık diplerinde uyuttukça hatıralarımı
Yankılandı ahşap merdivenlerde ağıtlar
Eğilirken feryadıma göğün kuşağı
Bakışların avlusunda unuttum v'aktimi ...
Mavi çiniler çatladı avuçlarım hatlarında
Nar kabuğunda telaşlarım saklı...
Keman tellerinde tutuştukça sızılarım
Kiremitlerin kahrından ilişti eski yazgılar alnıma
Kuyu dibinde yankısız kaldıkça dileklerim
Akbabaların kanadı örtündü simam
Sevgilim;
Sensiz çatlak çanların dilinde sustu ezgilerim
Mürekkep balıkları dolaştıkça zihnimin kıyısında
Kırağı tuttu avuçlarım
Sakallarımda baş gösterdikçe sıla telaşı
Harabelerin lâl taşlarına mühürledim adını
Alabora oldukça bütün vuslat seferlerim
Bir mercan sessizliği çöktü dilimin kıyısına
Salyangoz izlerinde aradıkça yönümü
Kırlangıçlar göçtü iklimlerden
Dökerken filler içlerini kumlara
Avuçlarımda ihtiyarladı oyuncaklarım
Sen sevgilim..
Kobalt mavisinde çatlayan denizin hafızası
Kumruların kanadında taşınan ümit
Yek cemre ile bahar getiren
Bir mercan dalında safi firak
İsrafil surunda bereket
Karanlığa aydınlık
Aydınlığa şems
Sensiz, ben sevgilim...
Bir heykelin gözlerindeki körlük
Ressamların su kabındaki mürekkep
Kabirlerde ağıt ve ceset....
20261101
1717
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu