Kanadı Kanadım
Sen bir güldün, ben ise kırık bir daldım;
Gözlerimi kapatıp bir rüyaya daldım.
Rüyamda, denizde bir başıboş saldım;
Bıraktım kendimi, derin sulara saldım.
Sen bir gökyüzüydün, ben bir kuştum;
Uçarken yoruldum, kırıldı kanadım.
Kırılınca kanadım, çok kanadı kanadım.
Aradığım tutunacak bir eldi,
Ama senden başka bana herkes eldi.
Şimdi ne dal kaldı ne bir tek gül;
Ben ağlayayım ama sen hep gül.
Ben toprak olayım, sen ise dolu;
Yağ üstüme yağ, hep dolu dolu.
Sen gökyüzüydün, ben bir avuç kül;
Ben kırık bir daldım, sen o kırık dalımda gül.
Kırık kanadım ile aradım da bir yuva,
Koca gökyüzünde konacak bir dal bulamadım.
Mademki gökyüzü sendin, ben bir avuç kül;
İstersen aç yine, istediğin dalda açan bir gül.
Dolu olup yağsan da kırsan da kanadımı, dalımı;
Her bir tanende can bulur sana adanan bu gönül.
Ne sal kaldı denizde ne sığınacak bir koy;
Sen sevgilim gel, bu aşka bir isim koy!
Sen o kırık dalda açan dikensiz bir gülken
Ben o kırık kanadımı çoktan ateşe verdim;
Geriye kalan ise işte bu bir avuç kül.
Konacak bir yer yoksa bu sonsuz boşlukta,
Külün toprağa düşmesi aşka dahil bir ibadet.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu