Herkes Herkesten Uzak
Şu hayatta en büyük zenginlik ne mal,ne mülk,ne para,ne yat ne kattır aslında..
Eğer olması gereken sevgilerden mahrumsan,dünyanın en fakir insanı sensindir ve o zenginliği bir gün bulana kadar da dünyanın en fakir insanı olarak kalmaya mahkumsundur..
Namın da,şanın da,ünün de hiç bir anlamı kalmıyor o zaman..
Ne kadar övülürsen övül,sevdiklerin tarafından sevilmedikçe ,ne kadar şan sabibi olursan ol,sevdiklerin tarafından takdir görmedikçe,ne kadar ün sahibi olursan ol,sevdiklerin tarafından görülmedikce hepsi eksik kalıyor insanın içinde..
Ben varlığı da yokluğu da en iyi bilenlerden birisiyim.
İyi bir aileden geldim,en basitini söylieyim size;bir kapımızın önünde üç tane arabamız vardı,bugün bir zengin nasıl akbil basmayı bilmiyorsa, biz otobüse binmeyi bilmiyorduk,annemle babamın her çocukta bir aşk tazelemelerinden sebep huzurlu bir ortamda büyüdük ama asla mutlu bir ortamda büyüyemedik.
Çok çalışan bir babanın evlatlarına vakit ayıramaması ile o babaya layık olmaya çalışan bir annenin güven kaygısı ile eve bir yardimcı almayı kabul etmemesinden sebep;onların telaşları mutsuzluklar oluşturdu bizim içimizde.
Evlenene kadar ulaşım nedir bilmediğim için evlendiğimde ben bir taksi çevirmeyi bilmiyordum,keza annem de öyleydi..
Gerisini siz düşünün artık..
Ama bunların hiç biri bize mutluluk getirmedi,zengin kız fakir oğlan hikayesi gibi olacak belki ama mutsuz bile olduk diyebilirim;çünkü babasız kendimizi hep yalnız hissettik,annesiz hep çaresiz..
Ve şu hayatta en büyük zenginliğin;
arkanda duran bir anne
yanında duran bir arkadaş
önünde duran bir evlat
bunların hepsini sana verebilen bir eş olduğunu öğrenmem çok geç bir yaşı bulmadı.
Bugün annem her şeyime karışıyor diye yalnız yaşamayı tercih edip ailesinin sunduğu imkânları tepen evlatlar var..
Arkadaşımın anlattığı dertler beni yoruyor diye onlara mesafe koyan arkadaşlar..
Özgürlüğüm kısıtlanıyor diye boşanırken evlatlarını anneye ya da babaya verme savaşına giren ebevynler..
Eşleri ile evlilik değil ev arkadaslığı yapamadıkları için benimsenmeyi esaret zanneden eşler..
Ve diğer tarafta da başkalarının ayaklarıyla teptiklerini elleriyle isteyen insanlar var biliyor musunuz?
Beni kötülüklerin kucağına atmasın da,arkamda durarak benim iyiliğim için bana karışsın diye ağlayan evlatlar,
Beni satmasın da,derdi derdimdir diye dert omuzlamak isteyen arkadaşlar,
Onlar mutlu olsun da, özgürlüğüm kısıtlansın diye dileyen ana babalar,
Beni seven,özleyen,bekleyen,benimseyen bir eşim olsun da,şiddet,İçki,kumar,ihanet olmadıktan sonra kahrı da hoş, lütfu da diye bir yuva hâyâliyle yanan insanlar var!
Ve bu mağduriyetlerin muhatapları olan yalnız insanlar,tüm bu acıları gözler önünde tüm çıplaklığı ile yaşarken, bugün hâlâ eften püften şeyler yüzünden uzak duruyor insanlar birbirinden;
Evlatlar ana babadan,ana babalar evlatlardan,arkadaşlar arkadaşlardan,eşler eşlerden;
Seven sevdiğinden..
Tabi durum urum böyle olunca da;
SEVGİ HERKESTEN UZAK DURUYOR..
O zaman, ne olursanız olun girmeyin insanların hayatına,onlar Mevlana değil;insan olacaksanız girin..
Havva Kaya
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu