Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
Altın Üye
06.11.2026 · 6 · 0 · Tahmini 4 dk okuma
PDF olarak indir

“Kolektif Kütle 43” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Kolektif Kütle 43

Köleciliğin ve köleci yasanın  inşa  meşruiyeti yoktu. İnşa meşruiyeti olmayınca  somut bir geri bağlanım yasası da yoktu. 

Köleci sistem bu geri bağlanım yasası yokluğu nedenle referansı ve meşruiyeti tutturmak için ezelden ebede (!) sürecek soyut bir mülk sahibi El ile onun takdir yetkisini ortaya attı. 

Bu hileci sav ile da insanları ikna etmişlerdi! Oysa her an her şeyin anlık değiştiği bir evrende “ezelden ebede olan bir durum” da yoktu.

•Kısacası kolektif kütle hacmindeki müspet artış kimi kişilerin bencil tamah arzusunu körüklemişti. Bencil iştah nedeniyle mülk sahipliği anlayışıortaya kondu. 

Özel mülkiyet anlayışı birilerini mal mülk sahibi yaparken; daha çok kişiyi de maldan mülkten yoksun kılıp onlara çalışmalarını söylüyordu.

Mülklü-mülksüz çelişkisi kendilikten bir ayrımcılık bölücülüktü. Kişileri zengin yoksul kılmakla ortaya kin, nefret, haset sokmaktı. Bu sonuç merkeze çekme işini yapan kolektif kütle çekimine yönelişte, kişilerde isteksizlik ortaya çıkardı.

İsteksizce ve zoraki merkeze yönelim içinde merkezden çevreye doğru tavsayacak genişlemeyle bir bozulma ortaya çıktı. Bu bozulma, bu tavsama köleci dilin söylemiyle ahlaksızlıktı. 

Aslında bu ahlaksızlık Efendi-köle gibi, veren el, alan el gibi anlayışları meşrulaşmakla ahlaksızlığın kendisiydi. Ahlaksızlığı ahlak gibi şiar edersen ahlaksızlığa göre yeni ahlaksızlıkları ahlak diye ortaya koyarsın.

•Mülk sahipliği ahlaksızlığı iyilik ve doğruluk gibi içi boş vaat eden sözlerle anlattı. İnsanları düşküne yardım edin, zekat verin sadaka verin diye “ahlaka!” çağırdı. 

Düşkünlüğü, zekatlık olmayı, sadakalık olmayı dileyip isteyen O; sadaka verin diye işin içinde tereyağından kıl çeker gibi sıyrılan da O'ydu. Vaatler ve güç karşısında sindirilmiş kesimleri ahlaka çağırış; çevreden merkeze doğru kısmi bir çekim yapmakla yeni bir manadır. 

Yeni mana "Melik Osman’ın kulu olma" gibi biat ettirmelerle kulları merkeze çeken kulun razılığını oluşturdular. 

Böylece “efendisinin yararına efendisine çalışmayı ve iş bulmayı veli nimeti sayıp kendi yararı gibi gören” köle, kolektif olmayan ama kolektif ilişkiymiş gibi efendi yararına çalışan bir yanılsama anlayışı ile kütle kazancı ortaya kondu! 

Merkeze çağıran köleci ahlak, merkeze doğru bir sıkışmayı kısmen oluştursa da, sadaka, zekat, rızık, şükür gibi ifade uyuşmalarıyla sorunun köküne neşter vurulamıyordu.

•Köleci kolektif tavsama ve köleci ahlakı kolektif üretim merkezine çağıran sıkıştırma gelgitleri keyfi paylaştırma nedenle zulüm sürecinin ömrünü uzatan bir “köleci modülasyondu”.
 
•Görüldüğü gibi bir yıldız oluşumundaki merkeze doğru çeken kütle çekim kuvveti boğaz tokluğuna dayalı isteksizlerle merkezde sıkışma ortaya koyuyordu. 

Sıkışan kütle isteksizlik direnci ısıyı doğuruyordu. İsteksizlik ısı öfke de kendisini merkeze çağırmak sureti ile merkezin sıkıştıran kütle çekimini yeniyordu. 

Böylece merkeze çekilme ve merkezde oluşan öfke patlaması merkezeçeken basıncı durduruluyordu. Bu kez öfke patlaması olan ısı basıncı nedenle patlayan tencere gibi merkezdeki ısı basıncı kütleyi çevreye saçıyordu..

•Çevreye yayılan öfke patlaması kütle soğuyordu. Yani kişiler acıkınca öfkeyi kaybediyordu. Çevresine yayılmak sureti ile soğuyan ve içi dışa doğru yayan ısı direnci düşen kütle içinde tekrar kütle çekim basıncı baskın geliyordu. 

Açlığın baskın gelen kütle çekimi nedeni ile çevreye yayılmış olan kütle geri merkeze doğru çekiliyordu. Kütle tekrar merkezde sıkışıyordu.

Sıkışan kütle ısı ve kütleyi içten dışa doğru itecek olan ısı basıncı hasedi kinin basıncını üretiyordu. 

Kütle çekim kuvveti ve sıkışan ısı basıncı kuvveti birbirini çağıran döngüydü. Süreci kendi kendisine başlatıp durduran ve yeniden başlatan çevrimsel süreçti.

İşte kolektif kütle çekim kuvveti de birbirini çağıran zengin fakir çelişkili duygulardan etkileşimlerle ortaya çıkıyordu. 

Eğer kolektif kütle kişinin temel ihtiyaçlarına eksiksiz; yani sadaka sız, zekat sız veren el ve alan el ile cömertleri olmadan karşılık veriyorsa ihtiyaca binaen oluşan kolektif kütle merkezi kişileri haliyle merkeze çeker.

Eğer kütle merkezi kısmen veya boğaz tokluğu sefaletle kişileri merkezde tutmaya çalışıyorsa burada tam bir ihtiyaca bina en sağlatan çekim kuvveti oluşmaz. 

Merkezin temel ihtiyaçları karşılayan sağlatmasının eksik ve yetersiz olması nedenle kişilerde merkezin çekim kuvvetine karşı koyan bir geri çekilme arzu kuvveti doğar.

İhtiyaca binaen eksik karşılamalar yapan merkezi durumlarda merkeze doğru olan çekim kuvveti zayıflar. Kişiler de merkezin toplayıcılığına karşı gevşeme ve tavsamalar başlar. Temel eksikler tamamlanır oldukça kişilerin merkeze çekilim bağı güçlenir.

•Sıkışma genleşme tekrar büzülme yıldız oluşum yasasıydı. İçimizdeki yankı evren tetiklemeleri nedenle yankı evren tetiklemesi toplumsal düzlemde bambaşka akislerle yansıyacaktı.

Kolektif bağlanım ihtiyaca bina en olan sağlamaların karşılanması mantığıyla katılımdı. kolektif alana çekim işi de kolektif kütleyi sıkıştırma işiydi. 

Sıkışan kolektif kütle; üretim ilişkisi, üretim hareketi ve kolektif paylaşımla genleşmeye (sosyal alan tüketimine) başlamıştı.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kolektif Kütle 43

Uraz Bayram Uraz Bayram