Sanma
Yoklar yokluğumun eli,
Titrer yüreğimin teli,
Ben beni bildim bileli,
Devrilirim, divaneyim...
Yayılırım döşek gibi,
Sarılırım kuşak gibi,
Çoğalırım başak gibi,
Sayamazsın kaçtaneyim...
Hilal düşerken kaşına,
Dikmişler bir su başına,
Baksan gönlüm telaşına,
Okunur bir teraneyim...
Karşımda bir güzel durur,
San ki akıp giden sudur,
Gelip bendimde kudurur,
Sayamazsın kaç hareyim...
Uyandırıp öksüzümü,
Çıkarsan da bir gözümü,
Sakın elleme közümü,
Yanıp döner pervaneyim...
Yıkılır kalın duvarım,
Her şey düşer gönle yarım,
Elde kalan bir tek karım,
Gör kadim bir viraneyim...
Her göz alıp kirasını,
Siler gönlünün pasını,
Bırakır gider yasını,
Ölüm kokan bir haneyim...
Ya vuslat de, ya da çek git,
Olsun hayatım fite fit,
Ya da bir kibrit çakıp git,
Böyle sonsuza yanayım...
Düşer ışığımın kaydı,
Üstümüzde kuş kanadı,
Baykuş’muş dediler adı,
Sanma ki güneşim, ayım...
(
Sanma başlıklı yazı
HayrettinYazcı tarafından
3.11.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.