Online Üye
Online Ziyaretçi
Geceden kalan; kül
Kendi rüzgârında savrulan
Seher ve bülbül; ben ve kül
Ateşten beter yanıp kavrulan
Yanakları kızarmış bir baharla geliyorum
Davetine icaben…
Küsüyor karanlıklar
Eşiğinde sabahın
Sarmaşık misali içime dolananlar
Sabahlar, yalnızlıklar ve sönmüş mumlar
Ben sabaha gülüyorum
Sabah gülü görmüyor…
Serçeler selamlıyor bu yenik şehri
Bir zafer havasıdır esiyor
Gözlerim seni arıyor
Duruyor zaman göğsünde mavinin
Serçeler kazanıyor, ben kaybediyorum…
Sıcak ekmek kokusu neşrediyor sokaklar
Elimizde bitiyor söylenmemiş dualar
Güneş; sabah namazının karanlık yüzü
Birazdan bir sala yükseliyor
Sabah ezanının yabancı gündüzü
Ölüm beni çağırıyor, ben ölümü…
MEVLÜT KARA
5 Haziran 2011/Nizip