Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Fazla Paran Var mı

B.

 

 

FAZLA PARAN VAR MI ?

 

İki arkadaş çoktandır karşılaşmamışlardı  . Ahmet Bey ,kahveye gitmeyi sevmezdi ama müsait gördüğü esnaf arkadaşlarını da seyrek olmasına dikkat ederek ziyaret ederdi .

Hani ne demişler " Seyrek git dostuna ; kalksın ayak üstüne "

İşte o hesap .

Kitapçı dostu çayları söyledikten sonra kızının başından geçen bir olayı anlatmaya başladı :

 "Benim kız annesiyle , bir fırından haşhaşlı ekmek alıp çıkmışlar .. O sırada önlerinde  yürümekte olan başka bir kıza , garip bir ihtiyar yaklaşmış .

-       Ekmeğe zam gelmiş kızım ; haberin var mı ?

-       Ha ;  evet !

 

Kız omuzlarını silkip yoluna devam etmiş . Bu manzaraya şahit olan kızım torbadaki haşhaşlı ekmeği çıkararak ihtiyara uzatmış " Al dedeciğim ; akşama yersin !" İhtiyar ekmeği tereddütle alırken yine de sormuş " Ama siz akşama ne yiyeceksiniz ? "

 

Ahmet Bey'in yüzünde bir gülümseme belirdi . Kırarmış kaşlarını kaldırdı :

" Laf lafı açar ; ben de geçenlerde şehir meydanından geçerken çok yaşlı bir  adam , elindeki karton kutu kapağı içinde bir şeyler satıyordu . Aslında bu satış şekli dilenmenin en hüzünlü şeklidir ama insanlar bunun farkına bile varmazlar . Bu gizli fakirleri  seyyar satıcı sanırlar . İhtiyar önümüzde yürüyen bu kıza seslendi  " Kızım , alır mısın ? "

Kız umursamadan yürümesine devam etti  . Aynen senin olay gibi . O sırada ben de elinden tuttuğum torunumla beraber yanlarından hızla geçmiş olduk . Sekiz on adım attıktan sonra ben geri dönünce torunum şaşırdı . Kutu kapağının içinde ciklet ve kağıt mendiller olan ihtiyarın yanına gidip iki paket ciklet aldım . Cikletleri yanımda yürüyen torunuma verip yolumuza devam ettik  .

Yedi yaşındaki o zeki çocuk , kara gözlerini gözlerime dikmiş " Dede , biz bu cikletleri yardım olsun diye aldık değil mi ? " " Evet yavrum , bu ihtiyarın ihtiyacı var ama dilenmiyor .. "

Çaylar gelmiş , dükkana gelen birkaç müşteriyle de yardımcısı ilgilendiği için  iki dostun  muhabbeti bozulmamıştı .

 

" İşte böyle arkadaşım , dedi . Geçenlerde bir yerde oturuyorduk , meczup bir kadından bahsettiler . Arkadaş diyor ki " Kadın yanımıza geldiğinde her arkadaşa tek tek aynı soruyu soruyu sordu ' Fazla paran var mı ? ' Hepimiz afalladık, evet hiç kimsenin fazla parası yoktu ve kimsenin eli cebine gitmedi . Bu cevabı zor soruyu çok düşündüm . Sınavı kaybetmiştik , çünkü hepimizin az veya çok fazla parası vardı . Bütün mesele o parayı fazla yapabilmekti . Nasip meselesi '

 

 Müderris Cemal Bey'in kızı Hikmet Hanım anlatıyor babasını ;

 

 " Soğuk bir kış günüydü . omzundaki sırığa asılı tablalarıyla bir seyyar satıcı " Yoğurt kaymaaaak … Silivri kaymaaak ! " diye bağırarak geçip gitti. Sokağımız yine kar ve soğuğun derin sessizliğine gömüldü . Kuşlar bile açlıktan kuru dallarda cıvıldaşıp duruyorlardı . Ben ev işlerine dalmıştım . Aradan ne kadar vakit geçti bilmiyorum . Yoğurtçunun sesini tekrar duydum . Babam içeriden seslenerek yoğurt almamı istiyordu .

-Ama babacığım , evde yoğurdumuz var .

- Olsun kızım ; sen yine al . Bu adamcağız birkaç saat önce bu yoldan yine geçmişti . Demek ki yoğurdunu satamamış . Akşama eve ekmek getirsin diye onun yolunu gözleyenler var . Sen yoğurdu verecek bir yer bulursun .

- Kime vereyim babacığım ?

- Komşulara ver !

Komşular dediği Balkan muhaciri kiracılarımızdı ve bir süredir onlardan kira da almıyordu . "

 

Emekli Ahmet Bey'in  kitapçı arkadaşı Hasan Basri Bey ,  gün görmüş güzel bir müslümandı  :

 

- Evet , Ahmet Bey , dedi . Cebimizde daima fazla para var , var ama o parayı fazla yapacak kalp açıklığına her zaman sahip olamıyoruz  dostum !

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Fazla Paran Var mı

A.Müfit KUTLU A.Müfit KUTLU