Huzeyfede Kalan Su Geleceğini Biliyordum
HUZEYFE'DE KALAN SU…
Yermük Savaşı, Müslümanlar için en sıkıntılı savaşlardan biri olmuştu. Bu savaşta Sahabeden, birçok şehit verilmiş ve birçok sahabe de gazilik şerefi kazanmıştır. İşte Yermük Savaşı sırasında vuku bulan bir hâdise; Sahabenin nasıl bir aşkla birbirine bağlı olduğunun ispatı gibidir.
Hz Huzeyfe (r.a) şöyle anlatıyor: "Yermuk harbinde, yaralılar arasında kalan amcamın oğlunu aramak üzere savaş alanında geziyordum Yanımda biraz su vardı Hava da çok sıcaktı Amcamın oğlunu buldum Su isteyip istemediğini sordum Başıyla isterim, dedi
Tam suyu içireceğim sırada öteden birisi, "Ah su", diye inledi Amcazâdem gitmemi ve suyu ona içirmemi işaret etti Gittim, baktım ki Âsım'ın oğlu Hişâm Tam ona su vereceğim sırada başka birisi "Su!" diye inledi
Hişam da suyu içmedi ve beni ona gönderdi Arayıp buldum, fakat kendisine suyu ulaştırıncaya kadar o şehit olmuştu Hemen Hişâm'ın yanına koştum, o da şehit olmuştu Bari suyu amcamın oğluna içireyim diye onun yanına gittim, fakat o da şehit olmuştu Nihayet su elimde kaldı Allah hepsine rahmet etsin "
* GELECEĞİNİ BİLİYORDUM…
Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
- Teğmenim… Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?.. Delirdin mi? der gibi baktı teğmen...
- Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile... Kendi hayatini da tehlikeye atma sakın..
Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi… "Git o zaman.."
İnanılması güç bir şey olmuştu. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti… Sonra onu sipere taşınan arkadaşına döndü:
- Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş…
- Değdi teğmenim. Dedi asker…
- Nasıl değdi? Dedi teğmen. Bu adam ölmüş görmüyor musun?..
- Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı… Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için… Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
- Geleceğini biliyordum!.. Demişti arkadaşı... Geleceğini biliyordum…
Yermük Savaşı, Müslümanlar için en sıkıntılı savaşlardan biri olmuştu. Bu savaşta Sahabeden, birçok şehit verilmiş ve birçok sahabe de gazilik şerefi kazanmıştır. İşte Yermük Savaşı sırasında vuku bulan bir hâdise; Sahabenin nasıl bir aşkla birbirine bağlı olduğunun ispatı gibidir.
Hz Huzeyfe (r.a) şöyle anlatıyor: "Yermuk harbinde, yaralılar arasında kalan amcamın oğlunu aramak üzere savaş alanında geziyordum Yanımda biraz su vardı Hava da çok sıcaktı Amcamın oğlunu buldum Su isteyip istemediğini sordum Başıyla isterim, dedi
Tam suyu içireceğim sırada öteden birisi, "Ah su", diye inledi Amcazâdem gitmemi ve suyu ona içirmemi işaret etti Gittim, baktım ki Âsım'ın oğlu Hişâm Tam ona su vereceğim sırada başka birisi "Su!" diye inledi
Hişam da suyu içmedi ve beni ona gönderdi Arayıp buldum, fakat kendisine suyu ulaştırıncaya kadar o şehit olmuştu Hemen Hişâm'ın yanına koştum, o da şehit olmuştu Bari suyu amcamın oğluna içireyim diye onun yanına gittim, fakat o da şehit olmuştu Nihayet su elimde kaldı Allah hepsine rahmet etsin "
* GELECEĞİNİ BİLİYORDUM…
Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
- Teğmenim… Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?.. Delirdin mi? der gibi baktı teğmen...
- Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile... Kendi hayatini da tehlikeye atma sakın..
Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi… "Git o zaman.."
İnanılması güç bir şey olmuştu. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti… Sonra onu sipere taşınan arkadaşına döndü:
- Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş…
- Değdi teğmenim. Dedi asker…
- Nasıl değdi? Dedi teğmen. Bu adam ölmüş görmüyor musun?..
- Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı… Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için… Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
- Geleceğini biliyordum!.. Demişti arkadaşı... Geleceğini biliyordum…
Huzeyfede Kalan Su Geleceğini Biliyordum başlıklı yazı Ali ÖZKANLI tarafından
13.01.2012 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.