Kültür, sanat ve edebiyat gereken ilgi ve desteği
göremezse ne kadar gelişebilir. Sanata, sanatçıya, şiire ve şaire yaşam alanı
oluşturulmayıp önü açılmazsa nasıl bir kültür medeniyeti oluşup gelişsin ki...
Uzun sözlerle anlatmaya çalıştığımızı, esprili bir
gösteri, bir fırça darbesi veya ruhumuza dokunan sihirli bir nağme, kısa şekilde
daha çok anlamlı şeyler anlatır.
Cenab-ı Hakk kâinatın her zerresini özelliklerle
donatmış ve güzellikler içerisinde yaratmıştır. Yaratılan her zerrede sınırsız
ve sonsuz hikmetleri görüyoruz. Allah (c.c.) yarattığı her şeyde bir estetik
vardır. Hikmetle bakanlar bunu görmektedir. Suyun akması, rüzgârın esmesi, kuş
cıvıltısı vb… İncelediğimiz sanat eserlerinde o yüce yaratıcının izini görüyor
ve hayranlık duyuyoruz.
Rabbimiz insanın özüne öyle bir sanat koymuş ki, bu
sanat, değer gördüğü zaman gelişip büyüyor. Sporcunun estetik hareketleri,
ressamın düşünce zenginliği, müzisyenin sihirli dokunuşu ve üflemesi yaratanın
birliğine olan inancımızı pekiştirmektedir.
Rabbimiz Yüce Kur’an’da dilleri ve ırkları, rengârenk
biçimleri ile çiçekler gibi yarattığını belirtiyor. İnsana da gereken mesajları
veriyor. Sözün burasında gözlerinin nuru kaybolan ama iç âlemi aydınlık Âşık Veysel’e kulak verelim.
Allah birdir, Peygamber hak,
Rabbül Alemin’dir mutlak.
Senlik benlik nedir, bırak,
Söyleyeyim geldi sırası.
Kürt’ü, Türk’ü ve Çerkez’i,
Hep Âdem’in oğlu ve kızı,
Beraberce şehit gazi,
Yanlış var mı ve neresi
…
Kur’an’a bak, İncil’e bak,
Dört kitabın dördü de hak,
Hakir görüp ırk ayırmak,
Hakikatte yüz karası.
Her insan sanatı yeterli ölçüde anlayamaz,
hissedemez. Sanatkâr ruh hali nadir bulunur. Üstün zekâlılar gibi sanatçılar da
erken yaşta tespit edilmelidir. Sanatkâr anlamaya çalışılmalı, dışlamak, ötelemek
yerine önü açılmalı ve destek olunmalıdır. Sanatı ve sanatçıyı dışlayan bir
toplum, yaşamını kupkuru sürdürmeye mahkûmdur. Sanatçı topluma güzellik sunar.
Hayatı renklendirir ve yaşanılır hale getirir.
Allah’ın (c.c) bir sureti olan insanın, hayal
gücünü, kabiliyetlerini ve duygularını harekete geçirmesi çok önemlidir. Karanlığı
aydınlatmayı görev edinip bir mum yakmayı denemek zorundayız. Sanata dair
güzellikleri takip etmek insanımızın görevi ise, sanatı ve sanatçıyı desteklemekte
yöneticilerin işi olmalıdır.
Neden günümüzde bir Itri çıkmıyor? Dede Efendi
nerede? Fuzuli gibi sanatçılar neden çıkmıyor deyip duruyoruz… Yeniden
Mevlanalar, Yunuslar, Karacaoğlanlar ve Âşık Veysellerin çıkması için neler
yapıyoruz? Sanata ve sanatçıya gereken değeri veriyor muyuz? İbni Sina: “İlim ve sanat takdir görmediği yerden göç eder.”
Diyor. Verilen bu mesajı doğru anlayanlardan ve uygulayanlardan olmamız dileğiyle…15.06.2012