Yazlarımın
döşüne zemheriler oturmuş,
Cana derman
süzmüyor, şimdi mevsim yabancı.
Bağbanım çaresizce
kahır faslını kurmuş,
Bağım katran
büzmüyor, şimdi iklim yabancı.
Hızlıca çoğalıyor
dillerdeki vesvese,
Meclisin
ağlarında kapanmıyor hadise,
Yavaş yavaş
kurudu güllerimdeki buse,
Mahir ceylan
dizmiyor, şimdi taksim yabancı.
Cevahirler
kaygıyla topluyor hasadını,
Aşkla
yakalamıyor son gelen fırsatını,
Dudaklara
getirmez yüreğin maksadını,
Canlar meydan
düzmüyor, şimdi takvim yabancı.
Bozdurulan
şehrimde doğrular yanlış oldu,
Mızrap saza
küsünce bütün âşıklar soldu,
Bülbüllerim
yanınca gönlüme hicran doldu,
Meclis fettan
ezmiyor, şimdi hâkim yabancı.
Şairlerin
elinde yetim kaldı güfteler,
Bitimsiz
sevdaları dayatmıyor öteler,
Devasız kalmışım
ben, yazılmaz reçeteler,
Gönlüm şeytan
çizmiyor, şimdi hekim yabancı.
Pervane
endişeyle yığar hercaileri,
Veysellerden getirmez
yangın semaileri,
Laleler kararınca
bozdu mesnevileri,
Âlem figan
çözmüyor, şimdi Nedim yabancı.
NOT:
Yukarıdaki şiirim üç ayaklı yazılmıştır. Bilgilerinize. Ömer Öner
1.
Derman/katran/ceylan/meydan/fettan/şeytan/figan
3.
Mevsim/iklim/taksim/takvim/hâkim/hekim/Nedim