Ey nigar
buluşalım sevda istasyonunda,
Hüsranın
çığlığını atmayalım sonunda.
Kompartımanlara
yığ bahar nefeslerini,
Yeniden ihya
ettir nurlu heveslerini.
Hasretin
ziyaları kararsın artık bugün,
Gurbetlerden
gönlüme getirilmesin hüzün.
Simsiyah
hülyalara kalbin olmasın teslim,
Güllerim
hicranlarla ağlamasın bu mevsim.
Cevahirler görmesin
perişan halimizi,
Meltemler
yavaş yavaş öpsün cemalimizi.
Çatlak
dudağımızı sakiler tamir etsin,
Şehrimizde her
sabah şeyda bülbüller ötsün.
Nazar değmesin
bugün seherimin mihrine,
Meyletmeyelim
artık zamanların zehrine.
Simsiyah
hülyalara kalbin olmasın teslim,
Bize yangın
reçete yazıp durmasın hekim.
Hüzzamın
hüzünleri girmesin meclislere,
Yüreğimizin
özü dönmesin İblislere.
Neylerim inleyerek
ağlatmasın segâhı,
Çürütmesin
katranlar aşk denilen tezgâhı.
Ömrümüzün son
demi ateşlerde kalmasın,
Zamanların
gazabı nurumuzu çalmasın.
Simsiyah
hülyalara kalbin olmasın teslim,
Mahirler
üzülerek başlattırmasın taksim.
Kucağımıza
dolsun eski zaman gülleri,
Meşkin
heyecanıyla yakalım müşkülleri.
Yaylalarımdan
gitsin bitimsizce çoraklık,
Canların
gafletiyle başlamasın kuraklık.
Dermanı
şahlandırsın göklerimin mehtabı,
Okuyalım
birlikte aşk denilen kitabı.
Simsiyah
hülyalara kalbin olmasın teslim,
Gözlerinden
irinler akmasın sicim sicim.
Mahzenden çıkaralım
sevda destanlarını,
Üstümüze
giyelim aşkın fistanlarını.
Meskenimizde
her gün tutuşmasın isyanlar,
Yok olsun
çevremizde yılanlar ve çıyanlar.
Felaketler toy
kurup yapmasınlar eğlence,
Pervane’nin
bağrında bitsin artık işkence.
Simsiyah
hülyalara kalbin olmasın teslim,
Sık sık
kasırgalarla kopartıp durma takvim.