yitik bir gurbetin ayak izinde
sığacak yer bulamadı var
gizli renkler çehresinde
genişliğe açılır da kapı duvar
darlıktan genişliğe adım
yürümekle bitmez mi sandım
Ne var?..
Bilmem ki sığar mı bunca genişliğe sızılar…
Bulutlar öylesine dolgun
bin bir şey iç içe de, çok azı olgun
sığamakla biter mi acıları
boşalıverse öylesine öfkesiz
nerede baharlar ki özlediğimiz
kırlangıç yazının sağanakları
okşayıp geçer gider de anlamsız
onca birikişin bütünü
genişletir mi bir gün yüreği
sığmadı gitti
solgunlaşan bir yazıya
ram olmaz hiçbir bakış
la’ya sığınınca…
Ah eylül versene artık kelimelerimi
yol ver bu göçmen kuşa
ağaçları üryan bu şehrin
kol kanat gerdiği
yorgun ikindileri sağmaktan usanan
sabahın yüze yakışmadığı vadilerden
yol ver güzeller ülkesine
silkinir günahından güvercin yumurtası
bir koç yiğit mühürlenir kalbinden
bin bir ölümden döner diriliş için
09.08.2012
Mustafa KILINÇ
GAZİANTEP