Dünyada ve ahirette insanın tek bir gerçek dostu vardır. Bu dost her an
onunla beraberdir, onu hiçbir zaman bırakmaz, asla terk etmez, her
zorlukta yanındadır, yakınındadır, ona destek ve yardımcıdır. Doğduğu
andan sonsuza kadar onunla birliktedir. Onun için yol göstericidir,
koruyucu-dosttur, güvenilirdir, daima karşılıksız bağışlayandır.
Kuşkusuz bu gerçek dost, yalnızca Kendisine ihtiyaç olunan ve
Kendisinden yardım beklenen Yüce Allah’tır.
İman sahiplerinin
büyük bir kararlılıkla Allah’ın sınırları içinde yaşamalarının amacı
O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanabilmektir. Allah, müminlerin
zorluk zamanlarındaki "Allah bize yeter" (Al-i İmran Suresi, 173)
diyerek teslimiyet ve bağlılıklarını göstermelerine karşılık onlara
mutlaka yardım vaat eder. Kendi yolunda şevk ve kararlılıkla çaba
gösteren kullarına rahmetini, “Ey iman edenler, eğer siz Allah’a (Allah
adına İslam’a ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder
ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.” (Muhammed Suresi, 7) ayetiyle
bildirir.
Samimi bir çabanın içinde olan müminler, Allah’ın
üzerlerindeki rahmetine/koruyuculuğuna yaşamlarının her anında
tanıktırlar. En zor görünen olayları dahi Allah güzel sonuçlandırır,
kolaylık ve başarı verir. Allah’ın her an kendilerine destek ve yardımcı
olacağının bilincindeki müminler hiçbir durum ve koşulda ümitlerini
yitirmez, her olayın kesinlikle hikmet ve hayırla yaratıldığını ve yine
hayır ve hikmetle sonuçlanacağını bilerek tevekkül ederler.
Kur’an
kıssasında Hz. Musa’nın, İsrailoğulları’nı Firavun’un baskısından
korumak için Mısır’dan çıkarışı anlatılır. Hz. Musa ve İsrailoğulları
denize ulaştıklarında, içlerinden imanı zayıf olanlar, arkalarından
gelen Firavun ve ordusu tarafından sıkıştırıldıklarını düşünerek,
ümitsizliğe kapılırlar. Hz. Musa ise "... Şüphesiz Rabbim, benimle
beraberdir; bana yol gösterecektir." (Şuara Suresi, 62) diyerek,
Allah’ın kesin olarak kendilerine yardım edeceğine dair inancını
bildirir. Gerçekten de Allah, denizi mucizevi bir şekilde ikiye ayırır,
Hz. Musa ve kavmini karşıya geçirir. Ardından denizi kapatarak Firavun
ve ordusunu suda boğar.
Allah’ın müminlerle beraber olduğuna
kesin bilgiyle inanmış, Rabb’ini dost edinmiş bir mümin, yaşamının her
anında Allah’ın yardımına açıkça tanık olur. Kulları üzerinde gözetici
olan Allah Kendisi’ne teslim olan müminlerin kalplerine ‘güven duygusu
ve huzur’ indirir ve onlara destek olur.
Peygamberimiz(sav) de yardım istenecek olanın yalnızca herşeye gücü yeten Allah olduğunu hatırlatır:
"...
Bir şey isteyince Allah’tan iste. Yardım talep edeceksen Allah’tan
yardım dile. Zira kullar, Allah’ın yazmadığı bir hususta sana faydalı
olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar.
Allah’ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna
da muktedir olamazlar." (Kütüb-i Sitte)
Kur’an’da, “ Kim Rahman
(olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun
’üzerini kabukla bağlattırırız’; artık bu, onun bir yakın dostudur.”
(Zuhruf Suresi, 36) ayetiyle önünden, arkasından, sağından, solundan
sokulan şeytanın, insanı nasıl kuşatabileceğine dikkat çekilir. İşte,
tek ve gerçek dostu olan Rabb’inden uzak olan kişi, gerçekte en önemli
düşmanı tarafından kuşatılmıştır.
Şeytan bağımsız bir güce sahip
değildir. İman edenler üzerinde güçsüzdür. Bize düşen Allah’ı yalnızca
belli vakitlerde değil sürekli anmak, O’ndan yardım dilemektir. Ancak,
icabet edeceğine kanaat getirerek dilemek. İşte o zaman Yüce Allah’ın
yardımını umabiliriz.
İmtihan mekanı olarak yaratılmış dünya,
yaşadığımız olaylarla sınandığımız, sonsuz yaşamımıza geçiş aşamasıdır.
Zorluk yaşamadan ve o zorluk anlarında Rabb’imize sadakatimizi,
sabrımızı, tevekkül ve teslimiyetimizi göstermeden sonsuz mutluluğa
ulaşamayız. Göstereceğimiz güzel ahlak Allah’ın yardımını getirecek,
dağların korkuya kapılıp-yüklenmekten kaçındığı tüm ağırlıkları
üzerimizden kaldıracaktır.
Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali
başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir
yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki,
sonunda elçi, beraberindeki mü’minlerle; "Allah’ın yardımı ne zaman?"
diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah’ın yardımı pek yakındır. (Bakara
Suresi, 214)
(
Allahın Yardımı Pek Yakındır başlıklı yazı
fuatturker tarafından
11.08.2012 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.