Bekârdım…
Kafam karışıktı…
Gittim
malum eve…
Telli
duvaklı gelin getirecektim…
Olmadı…
Yanlış yoldan döndürdü
Adına
“sermaye” dediğimiz, eli öpülesi kadın…
Bir
haber aldım… Çocukluk aşkım da beni arıyormuş
Haber
saldım, buldum onu…
O
da eşinden ayrılmış ortada kalmış
Tuttum
kolunu, bırakmamacasına…
Onca
acıdan sonra, mutluluğu tadıyordum
Onunlayken
de onu arıyordum…
Karar
verdik nikâhlanmaya…
Gittik
devlete gün almaya…
“Bir
dakika” dedi…
“İzin
ver, kocama döneyim”
“Eğer
olmazsa sana geleyim…”
Kaynar
sular döküldü tepemden
Kan
çıktı beynimden…
Ne
olduğumu, ne diyeceğimi şaşırmışken,
Ani
bir hareketle, kafasında kırılıverdi iskemle…
İki
olmuştu… Sırtımdan vurulmam…
Döndüm
çaresiz evime…
İsyan
ettim kötü kaderime…
Büyük
oğlan asker… Küçük de gidecek…
Dediler
ki; “Biz bir aileyiz, bu iş bitecek”
Aile
olmayı denedik, nikâh tazeledik…
Aile
olsak da, bir araya gelemedik…
Mutluluk
dediler… O nedir? Sırtımda hançer dedim…
Gülmek
dediler… Ben tanımıyorum…
Aradım
bulamadım… Buldum alamadım…
Baharlarda
hazanları gördüm…
Düğün
derneklerde hüzünleri yaşadım…
El
âlem güldü, ben kaderime ağladım…
Dağlar,
taşlar, hayvanlar tek dostum,
Sanki
doğuştan insanlar düşmanım…
Bir
kader, bir de felek vurdu…
Çekmedim
kimseden,
İnsan
denen mahluktan çektiğim kadar…
Şarkıda da dediği gibi Kayahan’ın
Korkmadım
yılandan, yalandan korktuğum kadar…
Aynaya
baktım… İşte ben…
Yaş
altmışa ramak kalmış…
Mutluluk yolda mı?
Bundan
sonra gelecek mutluluk gelmesin…
Gelecekse
de…
Ben
onun…
07.01.2013