kulaklarıma doldurdum sesini 
duymuyorum kimseyi...




yangından ilk kurtarılacak gibi duruyor vakur gülüşüyle karşımda
ekmek kokuyor elleri sıcacık
su veriyor ağaçlara,susuz kalmış kuşlara,kırmızı karıncalara
bütün çiçekçilerde adı geçen sarm'aşık
dört yanı yalnızlıkla çevrili bu rüyada
teslim oluyor ellerim şiir çizgili avucunda



kitap arasında kurutulmuş gül kurusu gibi duruyor vakur gülüşüyle karşımda
iki şekerli çay oluyor demli gözleri 
kırılıyor fay hatlarım kâmuran dikiliyorum aynada
narları ayrılıyor gövdemin dokundukça hükümran elleri



ucu yırtık siyah beyaz resim gibi duruyor vakur gülüşüyle karşımda
parmaklarını çıtlatırken gece tavansız kalıyorum
ağzından düşen her kelimeyi fransızca öpüyorum 
bir orman yanıyor dudaklarımda 
bulutları içiyorum
bileklerimdeki parmak izlerine kırmızı jilet sürüyorum 
mor bir ıslık dolanıyor boynumda soğuyorum
dibindeki yangını bile bile dalıyorum ırmağına
küllerimi denizlere emanet ediyorum 


idam mangası gibi dizilmiş şehirler aramızda
hangisi vuruyor bu vuslatı faili meçhul
dipdiri duruyor iştahlı günah aşkın her çağında
yusuf'un yırtılan,ateş'ten gömleği sırtımızda
ellerimiz yanık buzul


...


ben kırılır sen içimde kalırsın
cesedim ruhuma ağır gelir
susarsa sesin...








Okan Kilit'e teşekkürlerimle.



( Ses Tutanakları başlıklı yazı Feyza Can tarafından 25.02.2013 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu