Aşkın Türküsü Ve Şiiri



Aşkın Türküsü ve Şiiri

 Sevgi Dolu Sözler, Aşk Dolu Sözler - Neguzelsozler.com

Gönül içinde aşk dolu kelimelerle duygu ve hislerle gezeni gözünde yanağındaki gamzesinde açan güllerden tanıyorum ve zevkle gülümseyerek seyrediyorum, aşkla cennet gülleri arasında gezinirken bu bambaşka tarifi zor olan bir duygu ve hisler yumağında deryasında denizinde. Aşkın, gönülle beyinde çıkar adına ne varsa sildiği, sadece sevmek gerektiğini hatırlatan anlarla gezenleri mutlaka görüyorum, sevinç içinde hayranlıkla izliyorum, izlettiren tattıran hissettiren rabbime bin şükür. Aştan önce, benim kurallarım vardır diyen dünya için çıkar savaşı verenin, kurallarını alt üst eden yok eden aşk, sadece gülümsetmeyle dolaştırması muazzam bir duygu ve his. Daima uyumsuzlukla dolu hayatını, uyumlu ve düzenli bir amaç uğruna yaşanılır kılan, aşkı veren Rabbime binlerce şükür, bu duygu ve hislerle gönlü anı zamanı geleceğe doğru giden ve son bulan, hayattan sonraki sonsuz hayatı cennet bahçelerinde güller arasında dolaşmak için fırsatı sunan, Rabbime ne kadar şükürler etsem azdır.


Havalanma gönül çıkma havaya
Yokla aslın yokla turâb değil mi
Ceht eyle varasın Gâni Mevlâya
Döner dünyâ sonu harâb değil mi


Nefse uyan murâdına eremez
Kuru dava ile kalbin silemez
Bir kulun rızkını bir şâh veremez
Rızkı veren ancak Yârâb değil mi


Mürşittir müridi merdâne eden
Sevdâdır yiğidi pervâne eden
Ey efendim beni divâne eden
Erenler verdiği şarab değil mi


Sümmânî nefsine hava geçirme
Yüze gülüp dosta zehir içirme
Başka lisan ile ömrün geçirme
Ahir lisânımız arâb değil mi

Aşık Sümmani

 

İşte aşkla dolaşan bir sevgili, aşk dolu kelimelerle bakışlarla dans ederken aşkın türküsünü duymamak ve iştirak etmemek için ya ölü olmalı beden hisler duygular ya da umursamaz sadece dünya çıkar peşinde kendini kaybetmiş olmak gerek! Hayatı anlaşılır bir dille anlamayı sağlayan aşk, hayatı doyasıya severek yaşatmanın kapısını açarak, bizi buyur ederken nasıl açılan kapıdan içeriye girilmez ki? Bakışla sözle aşkı yaşamakla derin farkı fark ediyorum hayran bakıyorum, hayran baktırtan Rabbime şükürler olsun…


El ele vermiş de gelen güzeller,
Tanrı selamını almaz mısınız?
Mevla’m sizi süs için mi yaratmış,
Siz gel demeyince gelmez misiniz?


Karadır kaşınız yaydan nic’olur,
Bugün dünya yarın ahret güç olur,
Bir gönül yapması yüz bin hac olur,
Siz gönül yapmasın bilmez misiniz?


Gurbete gidenler azığın alır,
Kimisi gider de kimisi kalır,
Kimi sevap için Kâbe'ye varır,
Kâbe kapınızda(gönlünüzde) bilmez misiniz?


Sümmani ‘yem ben derdi niderim,
Başım alır diyar diyar giderim.
Yarın mahşer günü dava ederim,
Siz mahşer yerine gelmez misiniz?


Aşık Sümmani

 

Kendi gönül toprağında aşkla çiçekler yetiştirmek kokusuyla gezmek, kokusunu aleme serpmek her insana nasip olmaz, nasip ettiren Rabbime bin şükür. Yazarken okurken bakarken hissettiren Rabbim buna vakıf oluyorum. Aşkla insan anlaşılır olur, her anıyla hareketiyle gelişiyle oturuşuyla bambaşkadır farklıdır ilk bakışta belli olur onunla olmanın huzuru, güzelliğiyle olmak için binlerce engeli aşar yine de yanında olursun Rabbim yardımıyla… Hayatı yaşarken bilinmez çıkar ilişkisinin dili yaşarken anlaşılmaz iken aşkla anlaşılır olursun, sadece sevmek, vermek, paylaşmak, ulaşmaktır, amacın bir gülümsetme bir mutlu etmek için, bu bitimsiz bir hazinedir, Rabbimden gelen sonsuz alemde sonsuzluğa taşıyan…Bilgisayarın dili vardır bir çoktur yazılması aylar sürebilir, oysa aşk bir Gönül’e girdimi anlıktır ve anında her şeyi yükler. Oysa diğer dillerin bilgisayarın, önce bir veri tabanı, çalışma zamanının tabanı, şablonu, biçim dosyası, ses, iş dosyası, işlem dosyası, değerler dosyası, grafik ve biçim dosyası saymakla bitmez oysa aşk geldi mi girdimi Gönül’e hepsini bir anda yazar, aşkın veri tabanı çalışma zaman tabanı, şablonu biçimi, ses, iş, vefa, değer yeri gönüldür, gelir içine her şeyi dizayn eder hayretle bakar şaşar kalırsın!


Ben de bu dünyaya üryan gelmişim
Benim bu dünyada yananım mı var
İstemem dünyanın dolusu malı
Hükmünü vermeye fermanım mı var


Eğer âşık isen maşukun getir
Eğer Ferhat isen Şirin’e yetir
Bana derler gam yükünü sen götür
Benim buna yeter kervanım mı var


Sümen’den yüz çevirdi mekkârlar (hileler, düzenbazlar)
Ağu oldu içtiğimiz şekerler
Güzel sevdi diye adım çekerler
Benim birden gayrı cananım mı var


Aşık Sümmani

Aşkla kalın sevmelerle kalın gülümsemelerle mutlu kalın vesselam, selamlarımla.

Mehmet Aluç

 


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Aşkın Türküsü Ve Şiiri başlıklı yazı kul mehmet tarafından 16.07.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )